Sonu ERİNLİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erinlik" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erinlik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında erinlik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erinlik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BALERİNLİK

8 harfli kelimeler

DERİNLİK, SERİNLİK

7 harfli kelimeler

ERİNLİK

Bazı kelimelerin anlamları

ERİNLİK

Erin olma durumu, büluğ.

SERİNLİK

Serin olma durumu. Serin hava.

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

BALERİNLİK

Balerin olma durumu. Balerinin işi.

  -   -   -  

Anlamında ERİNLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERİNLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKİLBALE

Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.

BATİYAL

2000-4000 m arasındaki bir derinlikteki deniz zemininde yaşayan veya bu bölgeye ait olan.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

ELMAS

Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. Bu taşlarla yapılmış. Elmastıraş.

BATİMETRE

Derinlikölçer.

SERİNLETMEK

Serin duruma getirmek, serinlik vermek.

SONDALAMAK

Suyun derinliğini sonda ile ölçmek. Dip katmanların yapısını sonda kullanarak incelemek ve araştırmak. Su, maden, petrol vb. araştırmaları için toprağın derinliklerine sonda sokmak.

ARKİTEKTURA

Tiyatro tarihinde rönesans sahne mimarisi üzerine yazılan ilk kitap. Kitabın yazarı, tiyatro sahnesine derinlik kavramını getiren Sebastiano Serlio'dur. Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı. İ Ö 16-13 yılları arasında Vitrivius'un yazdığı on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt; beşinci cilt Roma tiyatrosu yapısı üzerineydi. Bu kitap 1484te bulunduğunda Rönesans mimarları bunun Yunan yapısı olduğunu sanmışlardı. Sebastiano Serlio'nun 1551'de yazdığı sahne uygulayımına ilişkin yapıt. Serlio bu yapıtta ilk kez sahnedeki görüngü sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiştir.

MALYA

Deniz dibinde otlara takılmış oltayı kurtarmaya ve deniz derinliklerinden ağ, halat, sicim vb. şeyleri çıkarmaya yarayan dört tırnaklı demir.

AKIRBALIK

Erinlik, baliğ olma, bulûğa erme.

BATİMETRİ

Derinlik ölçümü.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

CUNUR

Hamam havuzu. Yağmur sularını derinliklere çeken delik.

LAV

Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.

OYLUM

İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.

SERİNLEŞMEK

Serin duruma gelmek, serinlemek, serinlik vermek.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

SERİNLENMEK

Serinlik duymak.

BOŞİNANÇ

Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.

ASABA

Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.