Kelimeler arşivinde; içinde "erekme" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erekme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu erekme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erekme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEREKMEZCİLİK
TÖNGEREKMEK
GEREKMEK, TEREKMEK
GEREKME, EREKMEK
EREKME
EREKME
Kendi kendine yetişen.
EREKMEK
Kendi kendine biten bitki.
TEREKMEK
Mayasız hamurdan açılıp, sacda pişirilen yufka ekmeği.
TÖNGEREKMEK
Yuvarlanmak.
GEREKMEK
Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.
GEREKME
Gerekmek işi, iktiza, istilzam.
GEREKMEZCİLİK
İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EREKME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALAYIDAN
Sebepsiz, gerekmediği halde.
KAPAÇ
Telleri kapaması ve eserlerin ek ayar gerekmeksizin yüksek akort sistemlerinde çalınabilmesi amacıyla gitarın sapına takılan genellikle metalden halka. Bir sıvı ya da gazın akışını denetleyen kapakçık.
ISKARTA
Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar. Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal.
KUDAL
Gerekmediği halde her işe karışan, gereksiz konuşan kişi. Yemek karıştırmaya yarayan tahta araç, büyük kepçe.
GÜMRÜKSÜZ
Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.
İKTİZA
Gerekli olma, gerekme.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
TERETTÜP
Gerekme, icap etme. İş vb. için gerekme, ait olma.
CAPO
Telleri kapaması ve eserlerin ek ayar gerekmeksizin yüksek akort sistemlerinde çalınabilmesi amacıyla gitarın sapına takılan genellikle metalden halka.
ÖZDEVİMLİ
Belirli koşullar altında, herhangi bir işletmen'in karışması gerekmeksizin işleyen bir aygıt ya da sürece değgin. İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek).
ÖZİMGESİ
Kişinin dış görünüş, karakter ve kişilik gibi bütün yönleri üzerine edindiği ve gerçeğe uygun olması gerekmeyen karmaşık benlik inancı.
KAHYA
Yufkaları birbirine sararak yapılan bir çeşit fırın böreği. Muhtar. Konak, çiftlik ve benzerleri yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse. Değnekçi. Gerekmediği hâlde başkasının işine karışan kimse. Esnaf kuruluşlarında lonca başkanı. Kethüda. Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.
ZORUNLULUK
Olması gerekme, olduğundan başka olmama, zorunlu olma, mecburluk, mecburiyet, mecburilik, zaruret, ıztırar, zorunluk, zarurilik.
MENOTAKSİ
Bir uyartıya özellikle ışığa karşı vücut ekseninin verilen yönde tutulmasını sağlayan, yer değiştirmenin gerekmediği zorunlu hareket.