Kelimeler arşivinde; içinde "ehil" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ehil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ehil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ehil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEHİLDEMEK
KEHİLEMEK
BİSSEHİL, CEHİLLİK, KEHİLLİK, KÖRZEHİL
ZEHİLCE
CEHİL, MEHİL, DEHİL, FEHİL, KEHİL, SEHİL, YEHİL, ZEHİL
EHİL
EHİL
Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. Sahip. Karı kocadan her biri, eş. Topluluk, cemaat.
ZEHİLCE
Güneş alan yer, sıcak bölge.
KEHİLDEMEK
Çok yorularak güç soluk almak.
CEHİLLİK
Boyası için yetiştirilen bir çeşit bitkilerin bulunduğu yer.
KEHİLLİK
Tembellik.
FEHİL
Damızlık koyun, keçi.
YEHİL
Hafif.
BİSSEHİL
Birazdan.
DEHİL
Söz: Onun dehli geçer. Hamamlarda hamamcı kadın ya da erkeğin oturup para aldığı yer. Fark. Arapça kökenli dâhil: kumbara.
KEHİL
Tembel.
KEHİLEMEK
Yorgunluktan sık sık soluk almak, solumak. Çok yorularak güç soluk almak.
SEHİL
1.Sıcak yerler : Bu sene yaylaya göçmedi, sehilde kaldı. 2.Ilıman, kuytu, gölgelik yerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil. Sahil, deniz kenarı, denize yakın bölgeler, Çukurova.
CEHİL
Bilgisizlik, bilmezlik.
MEHİL
Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel. İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi.
KÖRZEHİL
Saban okunun ucunda bulunan ve okun boyunduruktaki halkadan çıkmamasını sağlayan eğri bir ağaç.
ZEHİL
Sıcak, verimli, kışı az bölge, yer. Güneş alan yer, sıcak bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde EHİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAVALDIZ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
MEHEL
Kazma. Çapa. Uygun, denk, yerinde. Gerekli. Önem : Meheli yok. Zaman. Uygun, yerinde, eşdeğerde. Mehil. Arapça kökenli mahall: mahal; yer; mevki.
KARGADÜLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
VADE
Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için tanınan süre, mühlet, mehil.
KARGADÜVELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ERBAB
Arapça kökenli erbâb: erbap; usta. Ehil erbab - dil erbabı: gönül ehli.
DÜĞLEK
Kavun ve karpuzun olmamışı, kelek. Uzun ve kabuğu benekli kavun. Küçük olan bir kavun çeşidi. Armut biçiminde, mor renkli, zehirli, yabani bir bitki, ebucehil karpuzu. Büyük. Araba tekerleğinde parmakların takıldığı tekerlek başlağı. Kavun, iyi cins kavun. Kavun. Ham kavun, kelek.
KARGADÜĞLEĞİ
Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot.
KARGAİĞNESİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
EĞLİ
Ehil, aşılanmış (meyve).
ÖNEL
Mehil.
KARGADÜVLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar. Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot. Ebucehil karpuzu, acıhıyar, eşek hıyarı.
KARGADÜVEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGADÜĞELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGAİBİĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
SAHİP
Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
KARGAKOZAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARĞADÜĞLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KAVALABARDAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.