Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ehil" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ehil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ehil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ehil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİSSEHİL, KÖRZEHİL
CEHİL, MEHİL, DEHİL, FEHİL, KEHİL, SEHİL, YEHİL, ZEHİL
EHİL
EHİL
Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. Sahip. Karı kocadan her biri, eş. Topluluk, cemaat.
CEHİL
Bilgisizlik, bilmezlik.
ZEHİL
Sıcak, verimli, kışı az bölge, yer. Güneş alan yer, sıcak bölge.
MEHİL
Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel. İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi.
YEHİL
Hafif.
SEHİL
1.Sıcak yerler : Bu sene yaylaya göçmedi, sehilde kaldı. 2.Ilıman, kuytu, gölgelik yerler. Büyü. Sıcak iklim. Sıcak iklimli yerler, sahil. Sahil, deniz kenarı, denize yakın bölgeler, Çukurova.
BİSSEHİL
Birazdan.
DEHİL
Söz: Onun dehli geçer. Hamamlarda hamamcı kadın ya da erkeğin oturup para aldığı yer. Fark. Arapça kökenli dâhil: kumbara.
KÖRZEHİL
Saban okunun ucunda bulunan ve okun boyunduruktaki halkadan çıkmamasını sağlayan eğri bir ağaç.
KEHİL
Tembel.
FEHİL
Damızlık koyun, keçi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EHİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAHİP
Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
VADE
Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için tanınan süre, mühlet, mehil.
KARGADÜVELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGADÜĞLEĞİ
Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot.
KARGADÜLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
EĞLİ
Ehil, aşılanmış (meyve).
KARGAİBİĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGADÜVEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGAİĞNESİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KAVALABARDAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
DÜĞLEK
Kavun ve karpuzun olmamışı, kelek. Uzun ve kabuğu benekli kavun. Küçük olan bir kavun çeşidi. Armut biçiminde, mor renkli, zehirli, yabani bir bitki, ebucehil karpuzu. Büyük. Araba tekerleğinde parmakların takıldığı tekerlek başlağı. Kavun, iyi cins kavun. Kavun. Ham kavun, kelek.
MEHEL
Kazma. Çapa. Uygun, denk, yerinde. Gerekli. Önem : Meheli yok. Zaman. Uygun, yerinde, eşdeğerde. Mehil. Arapça kökenli mahall: mahal; yer; mevki.
KARGADÜĞELEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ÖNEL
Mehil.
KARĞADÜĞLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KARGADÜVLEĞİ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar. Ebucehil karpuzu da denilen, bağlarda biten kısa boylu, kötü kokulu bir ot. Ebucehil karpuzu, acıhıyar, eşek hıyarı.
KARGAKOZAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
ERBAB
Arapça kökenli erbâb: erbap; usta. Ehil erbab - dil erbabı: gönül ehli.
KAVALDIZ
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.