İçinde DIRDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dırda" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dırda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dırda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dırda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PALDIRDATMAK, BIRDIRDAŞMAK, CILDIRDATMAK, HALDIRDATMAK

11 harfli kelimeler

BADIRDAŞMAK, ZINDIRDAMAK, YALDIRDAMAK, VIDIRDANMAK, VADIRDANMAK, PALDIRDAMAK, MIDIRDANMAK, KINDIRDAMAK, KILDIRDAMAK, GILDIRDAMAK, GALDIRDAYIK, FIYDIRDAMAK, FILDIRDAMAK, FALDIRDAMAK, BIDIRDAMMAK, BIDIRDANMAK, DIRDALANMAK, BIDIRDAŞMAK, CILDIRDAMAK, ÇILDIRDAMAK

10 harfli kelimeler

BADIRDAMAK, BIDIRDAMAK, VADIRDAMAK, SADIRDAMAK, MIDIRDAMAK, MADIRDAMAK, ILDIRDAMAK, ILDIRDAMAG

9 harfli kelimeler

KINDIRDAK, PALDIRDAK, KILDIRDAK, ŞALDIRDAK, HALDIRDAK, GILDIRDAK, FINDIRDAK

8 harfli kelimeler

DIRDALAÇ, DIRDALAŞ

5 harfli kelimeler

DIRDA

Bazı kelimelerin anlamları

DIRDA

Kambur.

HALDIRDATMAK

Gürültü çıkartmak.

CILDIRDATMAK

Parlatmak.

BADIRDAŞMAK

Söylediği anlaşılmamak, homurdanmak, çok ve lüzumsuz söylenme. Bir kaç kişi hafif sesle konuşmak, fısıldaşmak.

ZINDIRDAMAK

Yürürken ayakları yere vurarak ses çıkarmak.

GILDIRDAMAK

Hareket eden şey ses çıkarmak: Değirmen gıldırdıyor. Fare kemirirken ses çıkarmak. Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Kendi kendine, yavaş yavaş çalışmak. Çabuk iş yapmak: Biraz gıldırda. Ancak idare etmek, zor geçinmek. Gevezelik etmek.

BIRDIRDAŞMAK

Ağız kavgası yapmak, atışmak.

PALDIRDAMAK

Gök gürlemek. Yüksek sesle ve hızlı hızlı konuşmak. Gürültüyle düşmek, yıkılmak, tepinmek.

MIDIRDANMAK

Kendi kendine söylenmek mırıldanmak. Mırıldanmak.

YALDIRDAMAK

Işık yansımak, parlak bir nesne parlayıp sönmek; şimşek çakmak. Su üstündeki yağ ve benzerleri parıldamak.

VADIRDANMAK

Homurdanmak.

GALDIRDAYIK

Toprak yığını, hüyük.

PALDIRDATMAK

Bir şeyi gürültü çıkararak çekmek, fırlatmak.

VIDIRDANMAK

Mırıldanmak.

KILDIRDAMAK

Kadın, bir erkeğin dikkatini çekmek, ona hoş görünmek için uğ- raşnıak, çeşitli davranışlar yapmak. Yerli yersiz konuşmak. Gürültü etmek. Hafif, ince ses çıkarmak. Ölmeyecek kadar, geçinmek için çalışmak. Oyalanmak, sallanmak. Yaltaklanmak.

KINDIRDAMAK

İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.

  -   -   -  

Anlamında DIRDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DIRDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAZGIÇ

Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa.

DIRNAHLI

Tandırda pişirilen bir çeşit hamur tatlısı.

ERSİN

Ateş küreği. Tekneye yapışmış hamuru kazımağa yarayan demir araç. Hamur kesmek için kullanılan bir çeşit bıçak. Tandır ekmeğini piştikten sonra tandırdan çıkarmak ve kesmek için kullanılan demir araç. Küçük çocukların yatırıldığı top rağı ısıtmak için, toprağın konulduğu kürek biçiminde araç. Bir çeşit güzel kokulu bitki. Uzunluk ölçüsü, arşın. Hamur kesmek için kullanılan yassı demir (Ç. Çiftliği). Kurumuş hamuru ve hamur bulaşığını tekneden kazımağa yarayan âlet. ". "Amacına ulaşsın, kavuşsun" anlamında kullanılan bir isim. "Sen yiğitsin, kahramansın" anlamında kullanılan bir isim".

BİRYAN

Tandırda susuz pişirilen kebap.

CUCU

Tandırda pişirilen pide. Bir çeşit ağustos böceği. Çocuk dilinde kuş. Tavuk ve benzerleri çağırmakta kullanılan ünlem.

BICİK

Dörtte bir parça, dilim. Evde, tandırda pişirilen yağsız çörek. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı.

EGİŞ

Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.

EĞİŞMEÇ

Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Bostanın su yolu.

FETİR

Saçta pişirilen mayasız yufka ekmeği. Bazlama. İyi pişmemiş, hamur kalmış ekmek. Mayasız, kalınca sac ekmeği. Hamur ve yağla yapılan bir çeşit kurabiye. Arapça kökenli fatir: fatir; yağlı lokum; pide; tandırda kurutulmuş top ekmeği. Yufka.

EGİÇ

Ekmeği tandırdan almaya yarayan şiş.

KALIN

Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

BEDEVİ

Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.

DÜŞÜYH

Düşük; tandırda küle düşmüş ekmek.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

FALDIRDAMAK

Sersemlemek, aklı karışmak. Köhneleşmek, eskimek. Konuşmadığı halde ortada dolaşıp, orayı burayı karıştırarak yaptığı gürültüyle başkalarını rahatsız etmek: Ayşe faldırdayıp durma otur artık. Öfkelenmek, kızmak.

DÜŞÜH

Tandırda küle düşen ekmek.

LAVAŞ

Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılmış olan ve yapıldığı yere göre büyüklüğü değişen ince ekmek türü. Yufka inceliğinde açılmış uzun sade pide.

DIRDALANMAK

Beli eğilmek, kamburu çıkmak: Hasan getdiyhce dırdalaner.

BÖKEN

Tandırda pişen yuvarlak ekmek. Cıvık hamurun yağda kızartılması ve üstüne şeker, bal ekilmesiyle yapılan yiyecek.