Kelimeler arşivi içinde; başında "dırda" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. dırda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dırda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dırda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DIRDA
Kambur.
DIRDALANMAK
Beli eğilmek, kamburu çıkmak: Hasan getdiyhce dırdalaner.
DIRDALAÇ
Geveze, yerli yersiz konuşan.
DIRDALAŞ
Geveze, yerli yersiz konuşan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DIRDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CUCU
Tandırda pişirilen pide. Bir çeşit ağustos böceği. Çocuk dilinde kuş. Tavuk ve benzerleri çağırmakta kullanılan ünlem.
DÜŞÜYH
Düşük; tandırda küle düşmüş ekmek.
EGİÇ
Ekmeği tandırdan almaya yarayan şiş.
KALIN
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.
FALDIRDAMAK
Sersemlemek, aklı karışmak. Köhneleşmek, eskimek. Konuşmadığı halde ortada dolaşıp, orayı burayı karıştırarak yaptığı gürültüyle başkalarını rahatsız etmek: Ayşe faldırdayıp durma otur artık. Öfkelenmek, kızmak.
BICİK
Dörtte bir parça, dilim. Evde, tandırda pişirilen yağsız çörek. Buzağı. Sığır yavrusu, buzağı.
KAZGIÇ
Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
LAVAŞ
Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılmış olan ve yapıldığı yere göre büyüklüğü değişen ince ekmek türü. Yufka inceliğinde açılmış uzun sade pide.
BÖKEN
Tandırda pişen yuvarlak ekmek. Cıvık hamurun yağda kızartılması ve üstüne şeker, bal ekilmesiyle yapılan yiyecek.
DIRNAHLI
Tandırda pişirilen bir çeşit hamur tatlısı.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
EĞİŞMEÇ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Bostanın su yolu.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
GILDIRDAK
Küçük çan. Seyrek (dokumada): Bana bir gıldırdak yazma al.
DÜŞÜH
Tandırda küle düşen ekmek.
ERSİN
Ateş küreği. Tekneye yapışmış hamuru kazımağa yarayan demir araç. Hamur kesmek için kullanılan bir çeşit bıçak. Tandır ekmeğini piştikten sonra tandırdan çıkarmak ve kesmek için kullanılan demir araç. Küçük çocukların yatırıldığı top rağı ısıtmak için, toprağın konulduğu kürek biçiminde araç. Bir çeşit güzel kokulu bitki. Uzunluk ölçüsü, arşın. Hamur kesmek için kullanılan yassı demir (Ç. Çiftliği). Kurumuş hamuru ve hamur bulaşığını tekneden kazımağa yarayan âlet. ". "Amacına ulaşsın, kavuşsun" anlamında kullanılan bir isim. "Sen yiğitsin, kahramansın" anlamında kullanılan bir isim".
FETİR
Saçta pişirilen mayasız yufka ekmeği. Bazlama. İyi pişmemiş, hamur kalmış ekmek. Mayasız, kalınca sac ekmeği. Hamur ve yağla yapılan bir çeşit kurabiye. Arapça kökenli fatir: fatir; yağlı lokum; pide; tandırda kurutulmuş top ekmeği. Yufka.
EGİŞ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
BİRYAN
Tandırda susuz pişirilen kebap.