Kelimeler arşivinde; içinde "dılar" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dılar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dılar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dılar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAKADILAR, SARIKADILAR
ANDILAR, DADILAR, KADILAR
DILAR
DILAR
Çocuk beşiğine konulan şilte, yatak.
ANDILAR
Elâzığ şehri, Palu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KARAKADILAR
Çanakkale şehri, Etili bucağına bağlı bir bölge.
KADILAR
Afyon ilinde, Haydarlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya ili, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yer. Bolu şehrinde, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yer. Çanakkale ili, Etili bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Isparta kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DADILAR
Aksaray ilinde, Ağaçören ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SARIKADILAR
Bolu ili, Pazarköy bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde DILAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YERDEĞİŞİMİ
Vezir, beylerbeyi, sancakbeyi ve vilayet kadıları ile bütün timar ve zeamet sahiplerinin atanmaları ve yer değiştirmeleri işlemi. Sefere katılmama ya da ölüm nedeniyle boş kalan timar ve zeametlerin başkalarına verilmesi işlemi.
ALAKLAMAK
Acele etmek. Çalmak, aşırmak: Elmaları hemen alaklamışlar. Karıştırmak, dağıtmak: Çocuklar her tarafı alakladılar.
DANİŞMENT
Tanzimattan önce, kadıların yanında yetişmek üzere görevlendirilen kimse. Bilgili. Sahn Medreselerinde oda sahibi olabilen öğrenci.
AYE
Eşraf, ileri gelen. Aya, el ayası, avuç içi. Pencerenin iç tarafı. Şaşma bildirir ünlem. Kadılar için o (zamir): Aye diyor ki çabuk gelsinler.
HIŞINMAK
Vuracak gibi yumruğunu kaldırmak, öfkelenmek. Rahat etmek: Yaramazlar, çocuğu orada hışındırmadılar.
PARDILAMAK
Sopayla dövmek : Hırsızı pardıladılar. Sırıkla silkmek. Bağ, bahçe çevresine çalıyla çit yapmak. Toprak damlı evlerde tavanı ağaç, çalı çırpı ile döşemek. Çalıdan çit yapmak.
GÖĞÇIHI
Renkli ve çiçekli bezden yapılmış para kesesi:Göğçıhıdan para çıkardılar.
KİNEYİT
Arıların yediği bal yapıcı maddeler : Arılar kineyit toplamaya başladılar.
KIMÇINMAK
Yaşlı ya da dişsiz hayvan, otu kavrayamadığı için salyasını akıtarak otlamağa çalışmak : Zavallı kuzular kımçındılar kımçındılar karınlarını doyuramadılar.
YAYINDIRMAK
Kümes hayvanlarını, kuşları barınaklarından soğutmak: Çocuklar tavuklarımızı yayındırdılar; kümese gelmiyorlar. Belirsiz, bulunmaz, bilinmez hale getirmek.
ABAMAK
Çirkin bir kızı veya kötü bir malı kandırma yoliyle birine yamamak. Bir şeyi birisine zorla vermek. Yüklemek: Suçu benim üzerime abadılar. İftira etmek. Menetmek, alıkoymak: Bu adamı işinden abadım. Muhalefet etmek, dayatmak. Giyilecek bir şeyi omuza atmak.
KOLLAMAMAK
İlerisini düşünmeden bol bol kullanmak, harcamak : Baba oğul kollamadan yediler, evde yağ öz bırakmadılar.
CIĞANMAK
Sevinmek: Babaları gelince çağalar nasıl cığandılar.
KEVİŞ
Ayakkabı. Yarışma, yarış : Çocuklar kevişle fasülyeyi kırıp ayıkladılar.
KAFADAŞI
Kaldırım taşlarının önüne dizilen iri taşlar: Bizim mahallenin kaldırımını yapmağa başladılar, bu gün kafadaşları dizildi.
GEZERGİ
Çingene: Bu sene gezergiler yaylaya çıkmadılar.
ÇEÇİL
Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Peynir lifleri: Çeçili derilere koyup apardılar.
DIKILMAK
Girmek, sokulmak. Hücum etmek, saldırmak: Çoban köpekleri öyle bir dıkıldılar ki zor kurtuldum. Düşüncesini söylemek isteyip de söyleyememek: Dıkıldım dıkıldım söyleyemedim. İçeri girmek, sokulmak. Girmek. Bir şeyin içine girmek, dolmak.
BAĞLAÇSIZLIK
Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".