İçinde DÜŞÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "düşük" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düşük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu düşük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düşük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MINGILIDÜŞÜK

8 harfli kelimeler

DÜŞÜKLÜK, DÜŞÜKDON

5 harfli kelimeler

DÜŞÜK

Bazı kelimelerin anlamları

DÜŞÜK

Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

DÜŞÜKDON

Giyinişine özenmeyen, dağınık kıyafetli.

DÜŞÜKLÜK

Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.

MINGILIDÜŞÜK

Neşesiz, düşünceli kimse.

  -   -   -  

Anlamında DÜŞÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜŞÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZEYSİZLİK

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.

DÜZEYSİZ

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.

CENİNİSAKIT

Düşük.

İNDİRGEN

Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).

KIRIK

Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

ILIMAN

Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim), mutedil.

AŞAĞI

Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

ASGARİ

En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

AŞAĞILAMAK

Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.

BAĞAN

Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.

DÜŞÜT

Düşük.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.

HİPOTANSİYON

Normalden düşük olan atardamar basıncı.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.

DANDİK

Düşük nitelikli. Düzmece.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AŞAĞILIK

Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.

GEVEZE

Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.

ENGİN

Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz.