Kelimeler arşivinde; içinde "düşük" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düşük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu düşük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düşük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
DÜŞÜKDON
Giyinişine özenmeyen, dağınık kıyafetli.
DÜŞÜKLÜK
Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.
MINGILIDÜŞÜK
Neşesiz, düşünceli kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜŞÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZEYSİZLİK
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.
DÜZEYSİZ
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.
CENİNİSAKIT
Düşük.
İNDİRGEN
Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).
KIRIK
Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ILIMAN
Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim), mutedil.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
ASGARİ
En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.
AŞAĞILAMAK
Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.
BAĞAN
Düşük. Ölü doğan kuzunun derisi.
DÜŞÜT
Düşük.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
HİPOTANSİYON
Normalden düşük olan atardamar basıncı.
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze.
DANDİK
Düşük nitelikli. Düzmece.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AŞAĞILIK
Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
ENGİN
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz.