Kelimeler arşivinde; içinde "düzel" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düzel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu düzel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düzel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÜZELTİLEBİLMEK
DÜZELTİLEBİLME
DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, TEKDÜZELEŞMEK
DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, TEKDÜZELEŞME, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTTİRMEK
DÜZELTİLMEK, DÜZELTTİRME, DÜZELEBİLME
DÜZELTİLME, DÜZELTMECİ, DÜZELİŞMEK, EŞDÜZELTİM, TEKDÜZELİK
DÜZELTMEN, DÜZELTMEK, DÜZELTİCİ
DÜZELDEK, DÜZELTEÇ, DÜZELTME, DÜZELTİŞ, DÜZELTİM, DÜZELMEK
DÜZELTİ, DÜZELME
DÜZEL
DÜZEL
Eline ayağına düzgün kimse.
DÜZELTİCİLİK
Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.
DÜZELTTİRME
Düzelttirmek işi.
TEKDÜZELEŞMEK
Tekdüze bir duruma gelmek.
TEKDÜZELEŞME
Tekdüzeleşmek işi.
DÜZELTEBİLMEK
Düzeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTEBİLME
Düzeltebilmek işi.
DÜZELTİLMEK
Düzeltme işine konu olmak veya düzeltme işi yapılmak.
DÜZELTİLEBİLMEK
Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTİLME
Düzeltilmek işi.
DÜZELEBİLMEK
Düzelme imânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTMECİ
Düzeltmecilik yanlısı, ıslahatçı, reformist. Düzeltmeyi yapan kişi.
DÜZELTİLEBİLME
Düzeltilebilmek işi.
DÜZELEBİLME
Düzelebilmek işi.
DÜZELTTİRMEK
Düzeltme işini yaptırmak.
DÜZELTMECİLİK
Eldeki imkânlarla, ihtilale başvurmadan toplum düzeninin daha iyi duruma getirilebileceğini, sosyal adaletin sağlanabileceğini ileri süren siyasi sistem, ıslahatçılık, reformculuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
BİTEVİYELİK
Tekdüzelik.
ÇIKIKÇI
Çıkıkları düzelten kimse.
DÜZELME
Düzelmek durumu.
DOĞRULTMAK
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
DÜZLETME
Düzeltmek işi.
BUL
Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.
DÜZELTİ
Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.
DERZ
Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
DÜZELTİM
Düzeltme işi.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
DÜZELTME
Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.
AYARLAMAK
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.
DÜZELTMEN
Düzeltici.