DÜZEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "düzen" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. düzen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu düzen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düzen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÜZENLENEBİLMEK, DÜZENLEYEBİLMEK, DÜZENLETEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DÜZENLENEBİLME, DÜZENLEMECİLİK, DÜZENLEYİCİLİK, DÜZENLEYEBİLME, DÜZENLETTİRMEK, DÜZENLETEBİLME

13 harfli kelimeler

DÜZENLETTİRME, DÜZENLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

DÜZENLETMEK, DÜZENTİLEME, DÜZENLEYİCİ, DÜZENLENMEK, DÜZENNEMEYH, DÜZENSİZLİK, DÜZENTARAĞI, DÜZENLEMECİ, DÜZENBAZLIK

10 harfli kelimeler

DÜZENLEYİŞ, DÜZENLEYİM, DÜZENLEMEK, DÜZENLEYEN, DÜZENCİLİK, DÜZENLİLİK, DÜZENTASAR, DÜZENLETME, DÜZENNEMEK, DÜZENLEŞİM, DÜZENLEŞİK, DÜZENLENME

9 harfli kelimeler

DÜZENKOLU, DÜZENLEME

8 harfli kelimeler

DÜZENSİZ, DÜZENMEK, DÜZENLİK, DÜZENDAŞ, DÜZENCİK, DÜZENBAZ, DÜZENGEÇ, DÜZENLEÇ

7 harfli kelimeler

DÜZENCİ, DÜZENTİ, DÜZENNİ, DÜZENCE, DÜZENME, DÜZENLİ, DÜZENEK, DÜZENGE

6 harfli kelimeler

DÜZENİ

5 harfli kelimeler

DÜZEN

Bazı kelimelerin anlamları

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

DÜZENLENEBİLME

Düzenlenebilmek işi.

DÜZENLETMEK

Düzenleme işini yaptırmak.

DÜZENLETEBİLME

Düzenletebilmek işi.

DÜZENLENMEK

Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.

DÜZENLETTİRME

Düzenlettirmek işi.

DÜZENLETEBİLMEK

Düzenletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZENLEMECİLİK

Düzenlemecinin yaptığı iş.

DÜZENLEYİCİLİK

Düzenleyicinin yaptığı iş.

DÜZENLETTİRMEK

Düzenletme işini yaptırmak.

DÜZENLEYEBİLME

Düzenleyebilmek işi.

DÜZENLEYEBİLMEK

Düzenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZENLENEBİLMEK

Düzenlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZENTİLEME

Yönetmenin oyuncuları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma, mizansen.

DÜZENLEŞTİRME

(karşılık: ko-ordinasyon),Ahenkli bir sonuç elde etmek için uygun bir işbirliği halinde çalışma; kas hareketlerindeki düzenleştirme gibi.

DÜZENLEYİCİ

Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

  -   -   -  

Anlamında DÜZEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

AHENKSİZ

Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.

AHENKSİZLİK

Uyumsuzluk, düzensizlik.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ALİZE

Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AKROSTİŞ

Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AĞITLAMA

Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

AKORT

Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.

AHENKLİ

Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.

ALENGİR

Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.