İçinde DÖNEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dönen" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dönen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dönen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dönen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÖNENCELERARASI

11 harfli kelimeler

DÖNENCEALTI, DÖNENDİRMEK

9 harfli kelimeler

DÖNENCELİ

8 harfli kelimeler

DÖNENCEL, DÖNENMEK, DÖNENÇAY

7 harfli kelimeler

DÖNENCE, DÖNENME, DÖNENGİ

5 harfli kelimeler

DÖNEN

Bazı kelimelerin anlamları

DÖNEN

Üç yaşını bitirip dört yaşına basan tay, sığır. Evin banyo bölümü. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

DÖNENÇAY

Giresun şehrinde, Şebinkarahisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DÖNENME

Dönenmek işi.

DÖNENCELERARASI

Yeryuvarı üzerinde Oğlak ve Yengeç dönenceleri (23° 27' K ve 23° 27' G) arasında kalan, genellikle sıcak iklimlerin egemen olduğu kuşağın yayılma alanı, bkz, dönence, Oğlak dönencesi, Yengeç dönencesi.

DÖNENDİRMEK

İdare etmek.

DÖNENCELİ

Nöbetleşe.

DÖNENCEL

Dönence ile ilgili.

DÖNENMEK

Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek.

DÖNENCE

Yerküre üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve Ekvator'un 23° 27' kuzey ve güneyinden geçtiği varsayılan iki çemberden her biri, tropika.

DÖNENGİ

Hayvanın başlığı ile yuları arasında bulunan ve hayvan bağlıyken dolaşmamasına yarayan döner halka.

DÖNENCEALTI

Yengeç dönencesine kuzeyden, Oğlak dönencesine de güneyden bitişik ve komşu olan, sıcak ve ılıman kuşaklar arasında bir ara iklim alanı yaratan bölge.

  -   -   -  

Anlamında DÖNEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FELFELLEMEK

Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.

RÜZGARGÜLÜ

Rüzgârların yönünü ve adını gösteren levha. Kâğıdın özel bir biçimde katlanmasıyla yapılmış olan ve rüzgârın etkisiyle dönen bir oyuncak.

KUŞAK

Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.

NÖBETLEŞE

Sırayla, dönüşümlü olarak, dönenceli, münavebeli.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

PERVANE

Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

GERİLEK

Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen.

MANİVELA

Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. Kaldıraç.

KAĞNI

İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası.

ELEMGE

Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.

MAKARA

Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.

RACİ

Geri dönen. Dokunan, ilgilendiren, dayanan.

PIRLANGIÇ

Ses çıkararak dönen topaç.

GAZİ

Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

DÖNER

Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

MEDAR

Dönence, cezir karşıtı. Dayanak, yardımcı.

BUMERANG

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.