İçinde DÖNER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "döner" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde döner bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu döner ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında döner olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÖNERBOYUNLULAR

12 harfli kelimeler

DÖNERBASAMAK

10 harfli kelimeler

DÖNERCİLİK, YANARDÖNER, DÖNERBOYUN, DÖNERDÖVER

9 harfli kelimeler

DÖNERCELİ, DÖNERDERE

8 harfli kelimeler

DÖNERLİK, DÖNERTAŞ, DÜZDÖNER

7 harfli kelimeler

DÖNERCİ, DÖNERCE, DÖNERGE, DÖNERĞE

5 harfli kelimeler

DÖNER

Bazı kelimelerin anlamları

DÖNER

Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

DÖNERCİLİK

Dönercinin yaptığı iş.

DÖNERCELİ

Sözünde durmayan.

DÖNERBOYUNLULAR

Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımından, tatlı sularda yaşayan, boyunları dinlenme hâlinde iken içeri çekilmeyip sırt kabuğunun altına doğru kıvrılan, çamurcul kaplumbağagiller (Pelomedusidae) ve yılan boyunlu kaplumbağagiller (Chelidae) familyaları bulunan bir alt takım. (Pleurodira), familyalarını içine alır.

DÖNERCE

Tek demirli basit pulluk. Vida. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya).

DÖNERBASAMAK

(Mimarlık) Bir eksen çevresinde dönerek çıkan merdivenin her basamağı.

DÖNERCİ

Döner yapıp satan kimse.

DÖNERBOYUN

(Jynx torquilla) Guguksular (Cuculiformes) takımının ağaçkakangiller (Picidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17 cm. Ağaç kabuğu rengindedir. Göçücüdür. Avrupa, Kuzey Asya ve Kuzey Afrikada ormanlarda yaşar.

DÜZDÖNER

Dinginlik kolcuğu büyük olduğundan, dönerken eksenini hep bir doğrultuda tutma eğiliminde olan özel nesne.

DÖNERDERE

Ağrı ilinde, Cumaçay nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehri, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van ilinde, Özalp ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DÖNERDÖVER

Siirt ilinde, Bağgöze bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DÖNERLİK

Daha çok iç uyaranların etkisiyle ve düzenli aralıklarla mutluluk-çöküntü, etkinlik-durgunluk, canlılık-bitkinlik arasında gidip gelme durumu. Bir dizedeki kelimelerin yerini değiştirmekle gerek tartının ve gerekse anlamın bozulmaması hali.

DÖNERGE

Su çevirisi. Çark. Arabanın mazısı. İşleri çevirmek için elde bulunan anapara.

YANARDÖNER

Kıpırdadıkça çeşitli renklerde parlayan (kumaş, deri vb.), janjan. Çabuk fikir ve yön değiştiren (kimse). Daldan dala atlanan, konudan konuya geçilen.

DÖNERTAŞ

Ağrı şehrinde, Tutak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bitlis şehri, Reşadiye bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş ili, Karaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DÖNERĞE

Arabanın mazısı.

  -   -   -  

Anlamında DÖNER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖNEL

Kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş.

MERDİVENKOVASI

Dönerek çıkılan merdivenlerde yukarıdan aşağıya bakıldığında ortada görülen boşluk.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

ÇARK

Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

BURUK

Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).

JANJANLI

Yanardöner olan.

VINLAMAK

Dönerken veya düz bir doğrultuda hızla hareket ederken "vın" diye ses çıkarmak.

JANJAN

Yanardöner.

SILACI

Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse.

PERENDE

Havada çark gibi dönerek atılan takla.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

MANDAL

Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.

GERİLEK

Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen.

ROTATİF

Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi.

YUVARLANMAK

Kendi üzerinde dönerek hareket etmek. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek. Devrilmek, düşmek. Gitmek. Dökülerek düşmek.

TÜRBİN

Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenler yardımıyla dönerek çalışan araç.

GİRDAP

Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.

SEMA

Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.

DOLAMBAÇ

Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.