İçinde DÖK geçen 6 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dök" olan 6 harfli toplam 14 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde dök bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu dök ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dök olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖKMÜK

Tekme, tepik.

DÖKNEL

Oturaklı, ağırca. Gösterişli: Diktirdiğin elbise çok döknel olmuş.

DÖKMEN

Güzel, yakışıklı.

DÖKMEÇ

Bir tepsiye bir kat yufka kırıntısı, bir kat dövülmüş ceviz olmak üzere kat kat döşenen ve üzerine eritilmiş yağla pekmez şerbeti dökülerek yapılan bir çeşit tatlı.

DÖKKEL

Verimli. Soğan, patates gibi sebzelerin dolgun, iyi cins olması hakkında kullanılır.

DÖKLÜK

Rüşvet olarak verilen odun.

DÖKGÜN

Verimli: Büberlerin dökgünü çok iyi.

DÖKMEL

İyi, güzel.

KIRDÖK

Kırşehir ili, Çiçekdağı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DEDÖKÜ

Ormanlarda hayvanlardan kalan yün, kıl döküntüleri: Koyun sürüsünü çatlı ormana götürme, çok fazla dedökü kalıyor.

DÖKKÜN

Meltem. Böcek ve kuş dışkısı.

DÖKÜCÜ

Cömert, eli açık. Kurşun döken kimse. Bakırdan yapılmış ibrik.

DÖKNEK

Dağlardan kopup toplanan irili ufaklı taş parçaları.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.