İçinde DUYAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "duyar" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duyar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu duyar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duyar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMAK, ÇİFTEDUYARGALILAR

16 harfli kelimeler

DUYARSIZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇÜMÜ, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLAŞTIRICI, DUYARSIZLAŞMAK

13 harfli kelimeler

DUYARLILAŞMAK, DUYARLIKÖLÇER, DUYARSIZLAŞMA

12 harfli kelimeler

IŞILDUYARLIK, DUYARLILAŞMA, DUYARKATLAMA, DUYARGALILAR

11 harfli kelimeler

DUYARSIZLIK

10 harfli kelimeler

DUYARCALIK, DUYARLILIK, DUYARLIKLI, DUYARSIZCA, IŞIĞADUYAR

8 harfli kelimeler

DUYARKAT, DUYARSIZ, DUYARLIK

7 harfli kelimeler

DUYARLI, DUYARGA

5 harfli kelimeler

DUYAR

Bazı kelimelerin anlamları

DUYAR

Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.

DUYARLIKÖLÇER

Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.

DUYARLILAŞMAK

Duyarlı duruma gelmek.

DUYARLIKÖLÇÜCÜ

Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.

DUYARKATLAMA

Bir duyarkatlama aygıtında taban üzerine duyarkatın sıvanması işi.

DUYARLAŞTIRICI

İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.

DUYARSIZLAŞMA

Duyarsızlaşmak durumu.

IŞILDUYARLIK

Görünür ya da görünmez ışığı duyma özelliği.

DUYARSIZLAŞTIRMA

Duyarsızlaştırmak işi.

DUYARSIZLAŞTIRMAK

Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.

DUYARGALILAR

Bir çift duyargası bulunan, böceklerle çok ayaklıları içine alan eklem bacaklılar topluluğu.

ÇİFTEDUYARGALILAR

Kabuklular sınıfını da içine alan ve genel olarak sularda yaşayan eklembacaklılar topluluğu; solungaçlılar.

DUYARSIZLAŞMAK

Duyarlı olma yeteneği kalmamak.

DUYARLILAŞMA

Duyarlılaşmak durumu.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

DUYARSIZLIK

Duyarsız olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında DUYAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCEKLER

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

DUYARLIKLI

Duyarlığı olan, hassasiyetli.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

DUYARLI

Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

DERİNLİK

Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

DUYARSIZ

Duyarlı olmayan.

CANEVİ

Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.

DUYGULANIM

Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ANAFİLAKSİ

Aşırı duyarlık.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

DUYARLILIK

Duyarlı olma durumu, duygunluk, duyarlık, hassaslık.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

DEPREMYAZAR

Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.

DÖVÜNMEK

Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.

ÇEVİRİM

Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.