Kelimeler arşivi içinde; başında "duyar" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. duyar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu duyar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duyar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUYARSIZLAŞTIRMAK
DUYARSIZLAŞTIRMA
DUYARSIZLAŞMAK, DUYARLAŞTIRICI, DUYARLIKÖLÇÜCÜ, DUYARLIKÖLÇÜMÜ
DUYARSIZLAŞMA, DUYARLILAŞMAK, DUYARLIKÖLÇER
DUYARGALILAR, DUYARKATLAMA, DUYARLILAŞMA
DUYARSIZLIK
DUYARLIKLI, DUYARLILIK, DUYARSIZCA, DUYARCALIK
DUYARLIK, DUYARSIZ, DUYARKAT
DUYARLI, DUYARGA
DUYAR
DUYAR
Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.
DUYARSIZLIK
Duyarsız olma durumu.
DUYARGALILAR
Bir çift duyargası bulunan, böceklerle çok ayaklıları içine alan eklem bacaklılar topluluğu.
DUYARKATLAMA
Bir duyarkatlama aygıtında taban üzerine duyarkatın sıvanması işi.
DUYARSIZLAŞTIRMA
Duyarsızlaştırmak işi.
DUYARLILAŞMA
Duyarlılaşmak durumu.
DUYARLIKÖLÇÜCÜ
Duyarlıkölçeri kullanan kimse, duyarlıkölçümü uzmanı.
DUYARLIKÖLÇER
Duyarkat üzerinde, aldığı ışık niceliğiyle geometrik bir diziyle etkilenmiş bir bölge elde etmekte kullanılan aygıt.
DUYARSIZLAŞMAK
Duyarlı olma yeteneği kalmamak.
DUYARLILAŞMAK
Duyarlı duruma gelmek.
DUYARLILIK
Duyarlı olma durumu, duygunluk, duyarlık, hassaslık.
DUYARLAŞTIRICI
İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.
DUYARLIKLI
Duyarlığı olan, hassasiyetli.
DUYARSIZLAŞTIRMAK
Duyarlılığını ortadan kaldırmak, duyarsız duruma getirmek.
DUYARLIKÖLÇÜMÜ
Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.
DUYARSIZLAŞMA
Duyarsızlaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
BÖCEKLER
Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
CANEVİ
Kalbin altındaki bölge. En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.
BIKMAK
Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
DEPREMYAZAR
Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.
DÖVÜNMEK
Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.
ÇEVİRİM
Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
DUYARLI
Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
DUYGUN
Duyarlı.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
DUYGULU
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, duyar, hassas.
DUYARSIZ
Duyarlı olmayan.
DUYARLIK
Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ANAFİLAKSİ
Aşırı duyarlık.