İçinde DURAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "durak" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde durak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu durak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında durak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DURAKSAMASIZ

11 harfli kelimeler

YUKARIDURAK, DURAKLATMAK, DURAKSATMAK, DURAKSIZLIK, DURAKSAMALI, HACIDURAKLI, KARADURAKLI

10 harfli kelimeler

DURAKSATMA, DURAKSATIŞ, DURAKLATMA, DURAKSAYIŞ, DURAKALMAK, AŞAĞIDURAK, KOYDURAKLI, DURAKSAMAK, SARAYDURAK, YEŞİLDURAK, DURAKLAYIŞ, DURAKLAMAK

9 harfli kelimeler

KÖSEDURAK, ESENDURAK, ORTADURAK, DURAKLAMA, DURAKBAŞI, DURAKALMA, DURAKSAMA

8 harfli kelimeler

DURAKLAR, DURAKKÖY, BAŞDURAK, ARIDURAK, KONDURAK, DURAKSIZ, DURAKLIK, ŞENDURAK

7 harfli kelimeler

AKDURAK, UYDURAK, DURAKLI

5 harfli kelimeler

DURAK

Bazı kelimelerin anlamları

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

YUKARIDURAK

Rize şehrinde, Ardeşen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARADURAKLI

Kırşehir ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KOYDURAKLI

Etkili, dokunaklı, acıklı, içli (ses, şarkı vb.).

DURAKLATMAK

Bir şeyin duraklamasını sağlamak.

AŞAĞIDURAK

Rize kenti, Ardeşen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DURAKSATMAK

Duraksama işini yaptırmak.

DURAKSAMALI

Duraksayan, tereddütlü.

DURAKSATIŞ

Sözde, yazıda, beklenmedik bir sonuçla karşılaştırma sanatı. Ör. / Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı / Yok öyle değil, şairin ancak adı kaldı (Muallim Naci).

DURAKSAMASIZ

Duraksaması olmayan, tereddütsüz.

DURAKLATMA

Duraklatmak işi.

DURAKSIZLIK

Duraksız olma durumu.

DURAKSAYIŞ

Duraksama işi.

DURAKALMAK

Ne yapacağını bilemez bir biçimde durup kalmak.

DURAKSATMA

Duraksatmak işi.

HACIDURAKLI

Kırşehir şehrinde, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında DURAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURAKLIK

Durak olma durumu. Durgunluk.

İRKİLMEK

Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

DURAKSAMA

Duraksamak işi, tereddüt.

EKSPRES

Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.

DURAKLAYIŞ

Duraklama işi.

DİYAFON

İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.

HAREKET

Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

DİREKT

Aracısız. Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca. Doğrudan, doğrudan doğruya.

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

DURAKLAMA

Duraklamak işi. İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması.

ÇEKİNTİ

Duraksama, kararsızlık, tereddüt.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

KARIN

İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

ES

Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı. Aynştaynyum elementinin simgesi.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

DURALAMAK

Duraklamak.