DURAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "durak" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. durak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu durak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde durak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DURAKSAMASIZ

11 harfli kelimeler

DURAKSIZLIK, DURAKSATMAK, DURAKLATMAK, DURAKSAMALI

10 harfli kelimeler

DURAKALMAK, DURAKSAYIŞ, DURAKSATMA, DURAKLAMAK, DURAKSATIŞ, DURAKLATMA, DURAKLAYIŞ, DURAKSAMAK

9 harfli kelimeler

DURAKALMA, DURAKSAMA, DURAKLAMA, DURAKBAŞI

8 harfli kelimeler

DURAKLIK, DURAKLAR, DURAKKÖY, DURAKSIZ

7 harfli kelimeler

DURAKLI

5 harfli kelimeler

DURAK

Bazı kelimelerin anlamları

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

DURAKSIZLIK

Duraksız olma durumu.

DURAKSAYIŞ

Duraksama işi.

DURAKLATMA

Duraklatmak işi.

DURAKALMAK

Ne yapacağını bilemez bir biçimde durup kalmak.

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

DURAKSAMA

Duraksamak işi, tereddüt.

DURAKLATMAK

Bir şeyin duraklamasını sağlamak.

DURAKSAMASIZ

Duraksaması olmayan, tereddütsüz.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

DURAKSATMAK

Duraksama işini yaptırmak.

DURAKSATIŞ

Sözde, yazıda, beklenmedik bir sonuçla karşılaştırma sanatı. Ör. / Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı / Yok öyle değil, şairin ancak adı kaldı (Muallim Naci).

DURAKALMA

Durakalmak işi.

DURAKSATMA

Duraksatmak işi.

DURAKLAYIŞ

Duraklama işi.

DURAKSAMALI

Duraksayan, tereddütlü.

  -   -   -  

Anlamında DURAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MOLA

Yorgunluğu gidermek için duraklama. Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme. Ara verme. Koyuverme.

ES

Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı. Aynştaynyum elementinin simgesi.

HAREKET

Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

İRKİLMEK

Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

KESİN

Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu. Kesinlikle.

EKSPRES

Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.

KARIN

İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

DİREKT

Aracısız. Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca. Doğrudan, doğrudan doğruya.

DİYAFON

İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.

DURAKLIK

Durak olma durumu. Durgunluk.

ÇEKİNTİ

Duraksama, kararsızlık, tereddüt.

DURALAMAK

Duraklamak.

KESİKLİ

Kesikleri olan. Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı).

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

KRETENİZM

Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık.

DURAKLAMA

Duraklamak işi. İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması.