Kelimeler arşivinde; içinde "doygu" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde doygu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu doygu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında doygu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOYGUNLAŞMAK
DOYGUNLAŞMA
DOYGUNÜSTÜ
DOYGUNLUK
DOYGUN
DOYGU
DOYGU
Yaşamayı sağlayacak besin, rızık.
DOYGUNLAŞMAK
İyice doymak, doygun bir duruma gelmek.
DOYGUN
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.
DOYGUNLAŞMA
Doygunlaşmak işi.
DOYGUNLUK
Doygun olma durumu, gönül tokluğu, istiğna, tatmin. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duygu, tatmin.
DOYGUNÜSTÜ
Bir oylumun, belirli sıcaklıkta sığdırabileceğinden çok uçuk alması.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOYGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TRİKLOROMELAMİN
Formülü NC(NHCl)NC(NHCl)NC(NHCl), doygun sulu çözeltisindeki pH değeri 4, kendiliğinden tutuşma sıcaklığı 160 °C olan, yangın tehlikesi bulunan, organik reaktif malzemelerle temasında ani olarak tutuşan, suda ve buzlu asetik asitde az çözünen, karbontetraklorür ve benzende çözünmeyen, sağlığa az zararlı, beyaz ince bir toz madde.
FETİŞİZM
İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma, tapıncakçılık, putperestlik. Karşı cinsin giysi vb. şeyleriyle cinsel coşku ve doygunluk sağlama.
DİRİKLİK
Geçici bir zaman içinde de olsa, doygunluk elde etmek ya da gerginlikten kurtulmak için, bir davranış yolunu izlemede gösterilen direnç.
ÇÖZÜNÜRLÜK
Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
GÖZETLEMECİLİK
Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.
BIKMAK
Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.
TAPINCAKÇILIK
Fetişizm. İçerisinde büyüsel bir güç olduğuna ya da belli bir cinin eğleştiğine inanılan taş, boynuz, pençe, post, deri, bez parçası ve benzerleri nesnelerden yarar umma; onlara korkuyla karışık dinsel ve büyüsel saygı duyma. Nesnelerle bireylerin kendilerine değgin olmayan ruhlarca ele geçirilmelerine ilişkin halk öğretisi ya da tapıncakla ilgili olarak yapılan dilekte bulunma, kurban kesme ve kutyasaklara kesinkes uyma gibi uygulamalardan oluşan bir saygınlık düzeni, bk. tapıncak. karşılığı din, büyü, cancılık. Herhangi bir nesne ya da varlığa karşı duyulan aşırı ve tapınmaya benzer bağlılık. Karşı cinsle ilişkisi olan giysi ve benzeri şeylerle cinsel coşku ve doygunluk sağlama durumu. İlkel sayılan toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı nesnelere tapınma.
SATURASYON
Doygunluk durumu.
YAŞLANMA
Yaşlanmak işi. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Aşırı doygun bir katı çözeltinin, dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı. Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları.
HAZ
Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
SATÜRASYON
Doygunluk.
MARTENSİT
Su verme işlemi sonucu, kesmeli dönüşüm yoluyla oluşup, dördül prizma kristal biçimli, karbonun demir içindeki aşırı doygun çözeltisi olan, çok sert ve gevrek faz.
GİDERGENLİK
Doygunluğa dek mıknatıslanmış bir özdeğin mıknatıssal üretimini sıfıra düşürmek için görekli mıkmatıssal yeğinlik.
İSTİĞNA
Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. Doygunluk, gönül tokluğu.
TATMİN
İstenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlama, gönül doygunluğuna erme, doyum. Doygunluk. Cinsel isteklerini giderme.
MÜSTAĞNİ
Elinde olanla yetinen, doygun. Nazlı davranan.