Kelimeler arşivinde; içinde "doruk" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde doruk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu doruk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında doruk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIDORUKLU
AŞAĞIDORUKLU
YAYVANDORUK
DORUKLAMAK, GÖRENDORUK, DORUKTEKİN, DORUKKİRİŞ, DORUKSARAY, DORUKLAYIN
DORUKLAMA, KARADORUK, ESENDORUK, DORUKTEPE, DORUKTAKİ, DORUKSEKİ, DORUKKURT, DORUKKENT, DORUKISEÇ, DORUKDİBİ
DORUKKUT, DORUKLUK, DORUKMAK, DORUKKAN, DORUKHAN, DORUKUCU, DİMDORUK, TANDORUK
DORUKLU, AKDORUK, ÖZDORUK, DORUKÇU
DORUK
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
DORUKKİRİŞ
Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DORUKLAYIN
Yukardan beri anlamında kullanılır: Gelen kızı doruklayın görünce dizimin bağı çözüldü.
GÖRENDORUK
Siirt kenti, Eruh ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARADORUK
Samsun kenti, Beşpınar bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehri, Konakpınar bucağına bağlı bir yer.
DORUKLAMA
Doruklamak işi. Tepeleme.
DORUKSARAY
Erzincan ili, Armutlu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ESENDORUK
Erzincan kenti, Başköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DORUKTEKİN
Başarılı, üstün nitelikli hükümdar.
YUKARIDORUKLU
Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DORUKLAMAK
Bir kabı tepeleme doldurmak.
DORUKTAKİ
Kolan, ya da piramidin en üstündeki kişi.
DORUKSEKİ
Çorum ili, Bayat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YAYVANDORUK
Şanlıurfa kenti, Harran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIDORUKLU
Şanlıurfa ilinde, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DORUKTEPE
Başarılı, üstün nitelikli kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde DORUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİVRİK
Dağın tepesi, doruk. Müdevver.
DORAK
Kekik. Yoğurt ve kaymaktan yapılan bir çeşit yağlı peynir. Yağı alınmış sütten yapılan peynir. Yumuşak taştan yapılan ve yoğurt süzmekte kullanılan bir çeşit süzgeç. İçine yoğurt konan oyuk taş. Dereotu. Tepe, en yüksek yer, uç. Süzülmüş yoğurt, çökelek. Tepe, en yüksek yer, doruk. Bursa şehrinde, Söğütalan bucağına bağlı bir bölge. İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DİNGE
Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.
DUPBUR
Tepenin en yüksek noktası, doruk.
DARUH
Doruk: Daruh bekçisiz olmaz.
ZİRVE
Doruk. Bir işte ulaşılan en üst aşama.
KEH
Kenar, köşe, uç. Sarp dağların eteğindeki patika. Dağların en yüksek noktası, doruk. Küçük tepeler, çıkıntılar. Dağ sırtları. Kulp, sap : Testiyi kehinden tut da getir.
KATABASİS
Bir oyunun gelişiminde doruk noktadan, dönüşümden itibaren gerilim açısından düşüşe geçtiği kesim. Aristoteles'in Poetika'sında kullanılan bir terimdir. Düşüş. Dönümden (bk. peripeti) sonraki olayların gerilim yönünden gevşeyişinde, bir iniş durumu almasına Aristoteles'in Poetika kitabında verdiği ad.
ŞAHİKA
Doruk, zirve. En üst derece.
ANNAK
Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.
ADEMCİLİK
Yirminci yüzyılın başında Rusya'da ortaya çıkan bu edebiyat çığırı, simgeciliğe (symbolisme'e) karşı bir tepki olup eşyayı sanki Âdem'in göziyle görüyormuş gibi mistikçilikten uzak bir kavrayışla kavrıyarak gerçek anlamında kullanılmış kelimelerle anlatmak yoludur. Bu çığıra DORUKÇULUK (Acméisme) de denir. XX. yüzyılın başında simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir edebiyat akımı.
ÇO
Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Tepe, doruk: Çoğun başına çıkınca köy görünür. Köz.
HACIKABAK
Çamlıkların arkasından yükselen çıplak tepe, doruk.
AKDORUK
"Beyaz" anlamındaki ak ile "tepe, en yüksek yer, uç, zirve; en üstün başarı düzeyi; kibirli" anlamlarındaki doruk sözlerinden oluşan bir söz.". Diyarbakır şehri, Ağaçlı bucağına bağlı bir yer.
DORUKUCU
Üzerinde kar aşındırmasının etkilerini taşıyan genç ve yüksek dağlarda, yan yana dorukların testere dişi ya da horozibiği görünüşündeki uçlarından her biri.
DINKALAZU
Tepe, uç, doruk.
DOROK
Tepe, uç, zirve, doruk. Çam, ardıç, katran, köknar fidanı.
DORUKMAK
Bir şey birikmek, toplanmak: Senin işlerin de benim başıma doruktu. Takılmak, takılıp kalmak: Değnek çama doruktu.
DMGILİK
Tepe, uç, doruk.
DİNBURÇ
Doruk, uç.