Kelimeler arşivinde; içinde "dolam" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dolam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dolam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dolam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOKDOLAMLILAR
DOLAMBAÇSIZ, GÜNDOLAMASI
DOLAMLILAR, DOLAMBAÇLI
SODOLAMAK, DOLAMLAMA
TÜMDOLAM, DOLAMBAÇ, ALTDOLAM, DOLAMALI
DOLAMAN, DOLAMBA, DOLAMAŞ, DOLAMAÇ, DOLAMIK, DOLAMAK
DOLAME, DOLAMA
DOLAM
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
DOLAMAÇ
Dolambaçlı yol. Dönemeç, viraj: Otobüs dolamaçta yuvarlanmış. Saklambaç oyunu. Dolambaçlı, iğri büğrü, karışık.
DOLAMLILAR
Öğecikleri tek ya da birkaç dolam biçiminde dizili özdecikler.
DOLAMBAÇLI
Dolambacı olan. İçinden zor çıkılır, çapraşık.
ÇOKDOLAMLILAR
Birbirine bitişik birkaç dolamdan yapılı özdecikler.
DOLAMLAMA
(Söz sanatı terimi) Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak veya doğrudan doğruya söylemekten çekinilen bir şeyi kendi adiyle söylememek için bir çok kelimeler kullanma. Bir imge değeri katmak için anlatımı değişmecelerle, eğretilemelerle bezeme sanatı. Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak ya da doğrudan doğruya söylenmesinde sakınca görülen, utanç duyulan nesneleri kendi adlarıyla söylememek için değişik sözcükler, söz öbekleri kullanma.
DOLAMBAÇ
Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.
DOLAMAŞ
Dönemeç, viraj.
TÜMDOLAM
olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli dolam.
DOLAMBA
Dönemeç, viraj. Salıncak. Dolaşık yol.
DOLAMALI
Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.
GÜNDOLAMASI
Güneydoğu. Güneybatı. Düzce şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DOLAMAN
Dönemeç, viraj. Şişman adam. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. Tuberaceae familyasından patatesi andıran, ilkbaharda bol olarak yetişen ve yenen mantarlar. Keme, domalan.
SODOLAMAK
Sözünü etmek.
DOLAMBAÇSIZ
Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.
ALTDOLAM
Bir dolamın işlemlerine kalımlı olan ve O öğesini içeren altkümesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VİRDİZEBAN
Dile dolama, dilden düşürmeme.
POŞU
Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.
VİRT
Dinî bir sözü sürekli tekrarlama. Çok tekrarlama, diline dolama.
ARDMAK
Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.
DANDİKLEMEK
Vermek: Borcunu dandikle. Yazmayı çeneden başlayarak başa dolamak.
DOLAYABİLMEK
Dolamaya gücü yetmek.
LAMELİF
Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.
ASTÖZLEK
Bir A dolamının koşulunu gerçekleyen I özleği.
ÇIRMAMAK
Sarıp sarmalamak, dolamak.
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.
DİLLENGEÇ
Diline dolama.
ARŞIN
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü. 40 cm.lik uzunluk ölçüsü. Açılmış iki kol arasındaki uzunluk. 65 cm. lik uzunluk ölçüsü. Büyük adım. 12 karış. 75 cm.lik uzunluk ölçüsü. Boya olarak kullanılan kiremit renginde toprak. Arşın, yaklaşık 68 cm.lik uzunluk ölçüsü. İki ucu çatallı, ip dolamaya yarayan çubuk.
VOLTA
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
ARHURU
Dolambaçlı: Arhuru yoldan gidelim.
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
ABURGAŞIK
Dolaşık. Dolambaçlı. Yalancı.
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.