İçinde DOLAM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dolam" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dolam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dolam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dolam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÇOKDOLAMLILAR

11 harfli kelimeler

DOLAMBAÇSIZ, GÜNDOLAMASI

10 harfli kelimeler

DOLAMLILAR, DOLAMBAÇLI

9 harfli kelimeler

SODOLAMAK, DOLAMLAMA

8 harfli kelimeler

TÜMDOLAM, DOLAMBAÇ, ALTDOLAM, DOLAMALI

7 harfli kelimeler

DOLAMAN, DOLAMBA, DOLAMAŞ, DOLAMAÇ, DOLAMIK, DOLAMAK

6 harfli kelimeler

DOLAME, DOLAMA

5 harfli kelimeler

DOLAM

Bazı kelimelerin anlamları

DOLAM

Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.

TÜMDOLAM

olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli dolam.

DOLAMALI

Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.

DOLAMBAÇ

Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.

DOLAMAÇ

Dolambaçlı yol. Dönemeç, viraj: Otobüs dolamaçta yuvarlanmış. Saklambaç oyunu. Dolambaçlı, iğri büğrü, karışık.

DOLAMBA

Dönemeç, viraj. Salıncak. Dolaşık yol.

DOLAMLILAR

Öğecikleri tek ya da birkaç dolam biçiminde dizili özdecikler.

DOLAMBAÇLI

Dolambacı olan. İçinden zor çıkılır, çapraşık.

ALTDOLAM

Bir dolamın işlemlerine kalımlı olan ve O öğesini içeren altkümesi.

DOLAMBAÇSIZ

Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.

ÇOKDOLAMLILAR

Birbirine bitişik birkaç dolamdan yapılı özdecikler.

DOLAMAN

Dönemeç, viraj. Şişman adam. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. Tuberaceae familyasından patatesi andıran, ilkbaharda bol olarak yetişen ve yenen mantarlar. Keme, domalan.

SODOLAMAK

Sözünü etmek.

DOLAMLAMA

(Söz sanatı terimi) Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak veya doğrudan doğruya söylemekten çekinilen bir şeyi kendi adiyle söylememek için bir çok kelimeler kullanma. Bir imge değeri katmak için anlatımı değişmecelerle, eğretilemelerle bezeme sanatı. Bir şeyin anlaşılmasını kolaylaştırmak ya da doğrudan doğruya söylenmesinde sakınca görülen, utanç duyulan nesneleri kendi adlarıyla söylememek için değişik sözcükler, söz öbekleri kullanma.

GÜNDOLAMASI

Güneydoğu. Güneybatı. Düzce şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DOLAMAŞ

Dönemeç, viraj.

  -   -   -  

Anlamında DOLAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARŞIN

Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü. 40 cm.lik uzunluk ölçüsü. Açılmış iki kol arasındaki uzunluk. 65 cm. lik uzunluk ölçüsü. Büyük adım. 12 karış. 75 cm.lik uzunluk ölçüsü. Boya olarak kullanılan kiremit renginde toprak. Arşın, yaklaşık 68 cm.lik uzunluk ölçüsü. İki ucu çatallı, ip dolamaya yarayan çubuk.

LAMELİF

Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.

KESECİK

Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.

DİLLENGEÇ

Diline dolama.

ARDMAK

Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.

VİRT

Dinî bir sözü sürekli tekrarlama. Çok tekrarlama, diline dolama.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

ÇIRMAMAK

Sarıp sarmalamak, dolamak.

ASTÖZLEK

Bir A dolamının koşulunu gerçekleyen I özleği.

DANDİKLEMEK

Vermek: Borcunu dandikle. Yazmayı çeneden başlayarak başa dolamak.

DOLAYABİLMEK

Dolamaya gücü yetmek.

ABURGAŞIK

Dolaşık. Dolambaçlı. Yalancı.

SARILMAK

Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.

ETYARAN

Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.

DOLAMA

Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.

VOLTA

Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.

ARHURU

Dolambaçlı: Arhuru yoldan gidelim.

VİRDİZEBAN

Dile dolama, dilden düşürmeme.

DALIZ

İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.

POŞU

Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.