Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dolam" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dolam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dolam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dolam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
TÜMDOLAM
olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli dolam.
ALTDOLAM
Bir dolamın işlemlerine kalımlı olan ve O öğesini içeren altkümesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
ARHURU
Dolambaçlı: Arhuru yoldan gidelim.
ÇOKDOLAMLILAR
Birbirine bitişik birkaç dolamdan yapılı özdecikler.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
DANDİKLEMEK
Vermek: Borcunu dandikle. Yazmayı çeneden başlayarak başa dolamak.
ARŞIN
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü. 40 cm.lik uzunluk ölçüsü. Açılmış iki kol arasındaki uzunluk. 65 cm. lik uzunluk ölçüsü. Büyük adım. 12 karış. 75 cm.lik uzunluk ölçüsü. Boya olarak kullanılan kiremit renginde toprak. Arşın, yaklaşık 68 cm.lik uzunluk ölçüsü. İki ucu çatallı, ip dolamaya yarayan çubuk.
ARDMAK
Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.
DOLAMBAÇSIZ
Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.
VOLTA
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.
ÇIRMAMAK
Sarıp sarmalamak, dolamak.
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.
VİRT
Dinî bir sözü sürekli tekrarlama. Çok tekrarlama, diline dolama.
LAMELİF
Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.
ABURGAŞIK
Dolaşık. Dolambaçlı. Yalancı.
ASTÖZLEK
Bir A dolamının koşulunu gerçekleyen I özleği.
POŞU
Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
VİRDİZEBAN
Dile dolama, dilden düşürmeme.