İçinde DOKUS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dokus" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dokus bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dokus ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dokus olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOKUS

Dokuz.

KOLEDOKUS

Safrayı ileten, safrayı toplayan.

DOKUSAN

Doksan.

DOKUSUZ

Dokusu olmayan.

  -   -   -  

Anlamında DOKUS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOKUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAS

Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.

KIKIRDAK

Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

KEMİKLEŞMEK

Kemik durumuna gelmek. Dokusu kemik doku durumuna gelmek. Sert, değişmez bir durum almak.

MİYOM

Kadınlarda döl yatağı kas dokusundaki ur.

SELÜLİT

Bağ dokusu iltihabı.

SARKOM

Kötücül bağ dokusu uru.

YÜKSÜK

Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç. Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

ŞİRPENÇE

Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

ADENOKARSİNOM

Bez dokusundan köken alan veya içerisinde tanınabilir özellikte bez dokusu içeren, kedi, köpek ve kısraklarda daha çok memelerde rastlanan kötücül tümör, adenokanser.

YENİRCE

Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. Gittikçe genişleyen yara. Frengi.

KİTİN

Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde.

CANSIZLAŞTIRMAK

Cansız duruma getirmek. Bir dişin canlı dokusunu yok etmek.

ADENOM

Genellikle iyi huylu olan ve epitel dokusunda, özellikle bez ve bez benzeri yapılarda oluşan tümör. Adenoma. Genellikle iyi huylu olan ve epitel dokusunda, özellikle bez ve bez benzeri yapılarda oluşan tümör, adenoma. Dış ve iç salgı bezi organlarının kanal veya salgı hücrelerinden köken alan, çevre dokulardan kesin sınırla ayrılmış iyicil bez tümörü.

ELMA

Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

ADENOBLAST

Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi. Ana bez hücresi. Embriyonik bez hücresi.

OMURİLİK

Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, boz madde ve ak maddeden oluşan sinir dokusu, murdarilik.

LAME

Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri. Böyle bir kumaş veya deriden yapılan.

KESTANECİK

Prostat. Atların her bacağında birer tane çıkan, boynuz dokusunda olan kısa ve yayvan uzantı.