Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dokus" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dokus ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dokus olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dokus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOKUS
Dokuz.
KOLEDOKUS
Safrayı ileten, safrayı toplayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOKUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADENOKARSİNOM
Bez dokusundan köken alan veya içerisinde tanınabilir özellikte bez dokusu içeren, kedi, köpek ve kısraklarda daha çok memelerde rastlanan kötücül tümör, adenokanser.
KIKIRDAK
Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.
YÜKSÜK
Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç. Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve.
KESTANECİK
Prostat. Atların her bacağında birer tane çıkan, boynuz dokusunda olan kısa ve yayvan uzantı.
LAME
Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri. Böyle bir kumaş veya deriden yapılan.
KEMİKLEŞMEK
Kemik durumuna gelmek. Dokusu kemik doku durumuna gelmek. Sert, değişmez bir durum almak.
ADENOBLAST
Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi. Ana bez hücresi. Embriyonik bez hücresi.
ELMA
Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
ŞİRPENÇE
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
MİYOM
Kadınlarda döl yatağı kas dokusundaki ur.
SELÜLİT
Bağ dokusu iltihabı.
OMURİLİK
Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan, boz madde ve ak maddeden oluşan sinir dokusu, murdarilik.
KAS
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. Gittikçe genişleyen yara. Frengi.
CANSIZLAŞTIRMAK
Cansız duruma getirmek. Bir dişin canlı dokusunu yok etmek.
KİTİN
Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde.
SARKOM
Kötücül bağ dokusu uru.
DOKUSUZ
Dokusu olmayan.