Kelimeler arşivinde; içinde "deşli" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde deşli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu deşli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında deşli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AŞAĞIKARDEŞLİ
BANGLADEŞLİ, DÜŞÜNDEŞLİK, DEĞERDEŞLİK, ÖLÇEKDEŞLİK
KARDEŞLİK, TÜRDEŞLİK, YÖNDEŞLİK, GARDEŞLİK
EVDEŞLİK, ÖZDEŞLİK, ÜNDEŞLİK, KARDEŞLİ
DEŞLİ
DEŞLİ
Aşılanmamış, yabani ağaç ve meyvesi.
GARDEŞLİK
Arkadaş.
ÖLÇEKDEŞLİK
Ölçekdeş olma durumu ya da koşulu.
ÜNDEŞLİK
Ses benzerliği veya birliği.
TÜRDEŞLİK
Aynı türden olma durumu, soydaşlık.
DÜŞÜNDEŞLİK
Düşündeş olma durumu.
DEĞERDEŞLİK
Bir ya da daha çok eksicik çiftinin paylaşıldığı öğecikler birleşiminde, her öğeciğin çifte bir eksicikle katkıda bulunduğu kimyasal bağ. Değer ya da miktarda eşitlik. Farklı piyasalardaki mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki eşitlik.
YÖNDEŞLİK
Yöndeş olma durumu.
KARDEŞLİK
Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. Birlik, beraberlik.
AŞAĞIKARDEŞLİ
Ağrı şehri, Diyadin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BANGLADEŞLİ
Bangladeş halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ÖZDEŞLİK
Aynılık. İki yanı birbirinin aynı olan veya harflerle verilen sayısal değerler ne olursa olsun iki yanı da sayıca eşit değerler alan eşitlik. Değişen durumlarda aynı kalma, aynı olma.
EVDEŞLİK
Evdeş olma durumu.
KARDEŞLİ
Kardeşi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARATİM
Kardeşliğim, ahretliğim (kadınlar arasında).
HOMOLOGİ
Kökendeşlik. Evrimsel gelişme sırasında aynı kökenden gelen, görevleri ve yapıları aynı ya da farklı olabilen organ ya da yapıları ifade etme. Homoloji.
RENKTAŞLIK
Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.
HEMŞİRELİK
Hemşirenin yaptığı iş. Kız kardeşlik.
UHUVVET
Kardeşlik.
BACILIĞ
Kardeş yerine tutulan yakın arkadaş, kardeşlik (kızlar ve kadınlar arasında).
ESİVERİŞ
Kimi kez, birbirinden habersiz iki ozanın, iki yazarın esinlenme sonucu sözlerinde, dizelerinde görülen birlik, benzeşme. (Bu, çalıntı sayılmaz.) bk. düşündeşlik.
DAVRANIŞÇILIK
Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.
SOYDAŞLIK
Soyları bir olma, bir soydan olma durumu, türdeşlik.
MASONLUK
Birtakım kardeşlik ilkelerini benimseyen, birbirlerini parola ve işaretlerle tanıyan, loca denilen bölümlere ayrılan kimselerden kurulu dernek. Mason olma durumu, farmasonluk.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
EBİCE
Hallaç tokmağı. Kardeşlik. Amca. Çocuk dilinde ekmek: şu çocuğa biraz ebici ver. Evliya, veli.
AYNILIK
Aynı olma durumu, özdeşlik, ayniyet.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
MUSAHİPLİK
Musahibin yaptığı iş. Yol kardeşliği.
MARJİNALİZM
Bir malın değerini emek değer kuramı yerine malların piyasadaki göreli kıtlık derecesine göre açıklayan ve dolayısıyla istem-sunum dengesince belirlenen fiyat ile değer arasında özdeşlik kuran iktisadi çözümleme yöntemi. İktisada marjinal maliyet, marjinal verimlilik ve marjinal fayda kavramlarını katarak mal ve faktör piyasalarında bireylerin fayda, firmaların kâr ençoklaştırmasını hedefledikleri ileri sürerek iktisadi davranışları açıklayan düşünce akımı.
CIĞALI
Doğu Anadolu'da kullanılan ündeşli manilere verilen ad. bk. ündeşli mani.
ÖZDEŞ
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, ayırt edilmeyecek kadar benzer olan, aynı. Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen. Kendinde özdeşlik bulunan, identik.
AYNİYYET
özdeşlik.