Sonu DEŞLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deşli" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deşli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında deşli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deşli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DEŞLİ

Aşılanmamış, yabani ağaç ve meyvesi.

AŞAĞIKARDEŞLİ

Ağrı şehri, Diyadin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KARDEŞLİ

Kardeşi olan.

BANGLADEŞLİ

Bangladeş halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

  -   -   -  

Anlamında DEŞLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UHUVVET

Kardeşlik.

MARJİNALİZM

Bir malın değerini emek değer kuramı yerine malların piyasadaki göreli kıtlık derecesine göre açıklayan ve dolayısıyla istem-sunum dengesince belirlenen fiyat ile değer arasında özdeşlik kuran iktisadi çözümleme yöntemi. İktisada marjinal maliyet, marjinal verimlilik ve marjinal fayda kavramlarını katarak mal ve faktör piyasalarında bireylerin fayda, firmaların kâr ençoklaştırmasını hedefledikleri ileri sürerek iktisadi davranışları açıklayan düşünce akımı.

MASONLUK

Birtakım kardeşlik ilkelerini benimseyen, birbirlerini parola ve işaretlerle tanıyan, loca denilen bölümlere ayrılan kimselerden kurulu dernek. Mason olma durumu, farmasonluk.

CIĞALI

Doğu Anadolu'da kullanılan ündeşli manilere verilen ad. bk. ündeşli mani.

EBİCE

Hallaç tokmağı. Kardeşlik. Amca. Çocuk dilinde ekmek: şu çocuğa biraz ebici ver. Evliya, veli.

RENKTAŞLIK

Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

ARATİM

Kardeşliğim, ahretliğim (kadınlar arasında).

HOMOLOGİ

Kökendeşlik. Evrimsel gelişme sırasında aynı kökenden gelen, görevleri ve yapıları aynı ya da farklı olabilen organ ya da yapıları ifade etme. Homoloji.

AYNILIK

Aynı olma durumu, özdeşlik, ayniyet.

ESİVERİŞ

Kimi kez, birbirinden habersiz iki ozanın, iki yazarın esinlenme sonucu sözlerinde, dizelerinde görülen birlik, benzeşme. (Bu, çalıntı sayılmaz.) bk. düşündeşlik.

BADAK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BOZUNUM

Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.

DAVRANIŞÇILIK

Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.

AYNİYYET

özdeşlik.

BACILIĞ

Kardeş yerine tutulan yakın arkadaş, kardeşlik (kızlar ve kadınlar arasında).

MUSAHİPLİK

Musahibin yaptığı iş. Yol kardeşliği.

SOYDAŞLIK

Soyları bir olma, bir soydan olma durumu, türdeşlik.

HEMŞİRELİK

Hemşirenin yaptığı iş. Kız kardeşlik.

ÖZDEŞ

Her türlü nitelik bakımından eşit olan, ayırt edilmeyecek kadar benzer olan, aynı. Bir ve aynı olan, bir ve aynı anlama gelen. Kendinde özdeşlik bulunan, identik.