İçinde DEVRE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "devre" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde devre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu devre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında devre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DEVREDİLEBİLİRLİK

14 harfli kelimeler

DEVREDİLMEZLİK

11 harfli kelimeler

DEVREDİLMEK, TEMELDEVREN

9 harfli kelimeler

DEVRETMEK, MENDEVREK

8 harfli kelimeler

DEVRETME

7 harfli kelimeler

BEDEVRE

6 harfli kelimeler

DEVREK, DEVREN

5 harfli kelimeler

DEVRE

Bazı kelimelerin anlamları

DEVRE

Belirlenmiş zaman dilimi. Çevrim. Ters, yanlış bir biçimde.

DEVREK

Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri.

DEVREN

Devir (II) yoluyla, devrederek.

MENDEVREK

Hıyar.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

DEVREDİLMEK

Devretme işi yapılmak, devrolmak.

DEVRETME

Devretmek işi.

BEDEVRE

Damda üzerine kiremit döşenen veya kiremit yerine örtülen ince tahta. Keklik tutmak için tahtadan yapılmış tuzak. Keklik tuzağı. (Köke Gelendost Isparta).

DEVREDİLEBİLİRLİK

Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.

DEVREDİLMEZLİK

İnsan haklarının niteliklerinden birini belirtmek için kullanılan terim.

TEMELDEVREN

1.İplik ve kılaptan karıştırılarak dokunan bir çeşit kumaş. 2.Sırma ile işlenmiş kadife giysi.

  -   -   -  

Anlamında DEVRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEVRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

KONVEYÖR

Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet, taşıyıcı. Koruyucu gemi, refakat gemisi.

DEKLANŞÖR

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.

GÖÇERMEK

Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.

BUAT

Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kola ayırmak için kullanılan kutu.

CİRO

Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi. İş hacmi.

ÇEVRİM

Devir. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre.

SARGI

Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit. Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit.

AYIRICI

Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

DEVROLUNMAK

Devredilmek.

RAUNT

Boks vb. spor karşılaşmalarında devrelerden her biri.

SUPAP

Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, sibop. Bir devreye yerleştirildiğinde belirli şartlar altında, akımın yalnız bir yönde geçmesini sağlayan ve böylece dalgalı akımları doğrultmaya yarayan sistem, sibop.

MANİPLE

Telgraf işaretlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte veya yeniden vermekte kullanılan araç, manipülatör.

SİGORTA

Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

SİSTOL

Kalp kasının kasılma devresi.

REDEVANS

Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık.

DÖNEM

Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

BAYPAS

Köprüleme. Devre dışı.

HAVALE

Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

FASIL

Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.