İçinde DANS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dans" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dans bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dans ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dans olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

PROVİDANSİYALİST, PROVİDANSİYALİZM

15 harfli kelimeler

VİCDANSIZCASINA, LAKTODANSİMETRE

14 harfli kelimeler

KUMANDANSIZLIK

12 harfli kelimeler

DANSİTOMETRE, VİCDANSIZLIK

11 harfli kelimeler

DANSUKLAMAK, VİCDANSIZCA, KUMANDANSIZ, KONDANSATÖR

10 harfli kelimeler

DANSİMETRE

9 harfli kelimeler

DANSUKLUK, VİCDANSIZ, DANSÖZLÜK, DANSÖRLÜK, DANSÇILIK

8 harfli kelimeler

REZİDANS, ABUNDANS, DEKADANS, DANSAMAK, İNSİDANS, DANSIMAK

7 harfli kelimeler

DANSSIZ, DANSİTE, TANDANS, RADANSA

6 harfli kelimeler

DANSAK, DANSUK, DANSOZ, DANSIK, DANSÖZ, DANSÖR, DANSLI, DANSÇI

Bazı kelimelerin anlamları

DANS

Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.

VİCDANSIZCA

Vicdansıza yakışan. (vicdansı'zca) Vicdansız bir biçimde, vicdansızcasına.

DANSİMETRE

Yoğunlukölçer.

DANSİTOMETRE

Ürinometre.

DANSUKLAMAK

Ayıplamak, kınamak.

KUMANDANSIZLIK

Kumandansız olma durumu.

KONDANSATÖR

İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz, yoğunlaç, meksefe.

VİCDANSIZ

Vicdanı olmayan.

VİCDANSIZCASINA

Vicdansızca.

VİCDANSIZLIK

Vicdansız olma durumu. Vicdansızca davranış.

KUMANDANSIZ

Kumandanı olmayan.

PROVİDANSİYALİZM

Kayracılık.

DANSÖZLÜK

Dansözün işi veya mesleği.

PROVİDANSİYALİST

Kayracı.

LAKTODANSİMETRE

Sütün yoğunluğunu ölçen alet.

DANSUKLUK

Acayiplik, gariplik.

  -   -   -  

Anlamında DANS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DANSÖRLÜK

Dansörün işi veya mesleği.

ÇARLİSTON

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü. Bu dansın müziği. İnce, uzun. Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber, çarliston biber.

BOLERO

Kısa kadın ceketi. Ağır ritimli bir İspanyol dansı. Bu dansın müziği.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

BALO

Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.

BAOBAP

Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).

DANSÇI

Dans eden kişi. Dansı meslek edinen kişi.

DANSLI

Dans edilen.

DAM

Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.

ÇAÇAÇA

Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

DANSÖZ

Dans etmeyi meslek edinmiş kadın.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

BALOZ

Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.

DANSÖR

Dans etmeyi meslek edinmiş erkek.

EĞİLİM

Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

DANSSIZ

Dans edilmeyen.