DANS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dans" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. dans ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dans ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dans olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DANSİTOMETRE

11 harfli kelimeler

DANSUKLAMAK

10 harfli kelimeler

DANSİMETRE

9 harfli kelimeler

DANSUKLUK, DANSÇILIK, DANSÖZLÜK, DANSÖRLÜK

8 harfli kelimeler

DANSAMAK, DANSIMAK

7 harfli kelimeler

DANSİTE, DANSSIZ

6 harfli kelimeler

DANSLI, DANSUK, DANSÖZ, DANSÖR, DANSOZ, DANSIK, DANSÇI, DANSAK

4 harfli kelimeler

DANS

Bazı kelimelerin anlamları

DANS

Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.

DANSAMAK

Ayıplamak, kınamak. Alay etmek, beğenmemek.

DANSÖR

Dans etmeyi meslek edinmiş erkek.

DANSUK

Düşünmeden, kalp kırıcı şekilde konuşan kişi. Acayip, tuhaf,şaşılacak. Garip, acip şey.

DANSÇILIK

Dansçının yaptığı iş.

DANSIMAK

Ayıplamak, kınamak. Alay etmek, beğenmemek.

DANSİTOMETRE

Ürinometre.

DANSÖZLÜK

Dansözün işi veya mesleği.

DANSLI

Dans edilen.

DANSÖZ

Dans etmeyi meslek edinmiş kadın.

DANSUKLUK

Acayiplik, gariplik.

DANSÖRLÜK

Dansörün işi veya mesleği.

DANSUKLAMAK

Ayıplamak, kınamak.

DANSSIZ

Dans edilmeyen.

DANSİMETRE

Yoğunlukölçer.

DANSİTE

Özgül ağırlık. Yoğunluk. Film üzerindeki kararma derecesi.

  -   -   -  

Anlamında DANS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAVOT

Bir tür eski Fransız halk dansı.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

BAOBAP

Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).

DANSÇI

Dans eden kişi. Dansı meslek edinen kişi.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

ÇARLİSTON

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü. Bu dansın müziği. İnce, uzun. Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber, çarliston biber.

ÇAÇAÇA

Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans.

GEYŞA

Dansçı ve şarkıcı Japon kadını. Özel olarak konuk ağırlamak için yetiştirilmiş Japon kadını.

FİGÜR

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu. Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

BALOZ

Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

DAM

Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.

BOLERO

Kısa kadın ceketi. Ağır ritimli bir İspanyol dansı. Bu dansın müziği.

FOKSTROT

Dört tempolu bir dans.

EĞİLİMLİ

Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

BALO

Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.

EĞİLİM

Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.