İçinde DAMAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "damar" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde damar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu damar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında damar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DAMARGENİŞLETEN

13 harfli kelimeler

DAMARLANDIRMA, DAMARDARALTAN

12 harfli kelimeler

ATARDAMARCIK

11 harfli kelimeler

DAMARLANMAK, KILCALDAMAR, TOPLARDAMAR, DAMARSIZLIK

10 harfli kelimeler

DAMARLAŞMA, DAMARLANMA, DAMARLITAŞ, BEYDAMARLI

9 harfli kelimeler

DAMARBAŞI, ATARDAMAR, DAMARLICA, ÖZAKDAMAR

8 harfli kelimeler

HADAMARD, TEKDAMAR, DAMARCIL, ÇAYDAMAR, DAMARSIZ, DAMARCIK

7 harfli kelimeler

DAMARDI, AKDAMAR, DAMARLI, ÖZDAMAR

6 harfli kelimeler

DAMART

5 harfli kelimeler

DAMAR

Bazı kelimelerin anlamları

DAMAR

Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

ATARDAMARCIK

Küçük atardamarlar.

DAMARLANMA

Bir organın, bir bölgenin damarlarının belirginleşmesi durumu.

DAMARLITAŞ

Erzurum şehri, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOPLARDAMAR

Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.

DAMARBAŞI

Sıra denilen kış geceleri toplantısını evinde ilk önce yapan kişi.

DAMARLICA

Sulak yerlerde biten, ince damarlı, geniş yaprakları iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

ATARDAMAR

Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

DAMARLAŞMA

Böcek kanadının ya da yaprağın damarlaşması.

BEYDAMARLI

Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KILCALDAMAR

Vücudun her yanında, kan ve lenf damarları ile karaciğerde safra kanallarını birbirine bağlayan ince duvarlı çok ufak damarlar.

DAMARSIZLIK

Damarsız olma durumu.

DAMARLANMAK

Damarlı duruma gelmek.

DAMARDARALTAN

Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).

DAMARLANDIRMA

Damarları yetersiz olan bir organa yeni damarlar eklemeyi amaçlayan ameliyat.

  -   -   -  

Anlamında DAMAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAMAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMARCIK

Küçük damar.

ENFARKTÜS

Bir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

ANJİYO

Damar görüntüleme.

AĞIZLAŞMAK

İki kan damarı birbiri içine açılmak.

BENEK

Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

ANJİYOGRAFİ

Damar görüntüleme.

DAMARSIZ

Damarı olmayan. Damarı bozuk.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

BASUR

Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.

ANJİYOLOJİ

Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

DAMARLI

Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.

ANEVRİZMA

Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

ARTERİT

Atardamar bozukluğu.

ENJEKSİYON

Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.

ARTER

Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.

AORT

Ana atardamar.