Kelimeler arşivinde; içinde "damar" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde damar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu damar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında damar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAMARGENİŞLETEN
DAMARLANDIRMA, DAMARDARALTAN
ATARDAMARCIK
DAMARLANMAK, KILCALDAMAR, TOPLARDAMAR, DAMARSIZLIK
DAMARLAŞMA, DAMARLANMA, DAMARLITAŞ, BEYDAMARLI
DAMARBAŞI, ATARDAMAR, DAMARLICA, ÖZAKDAMAR
HADAMARD, TEKDAMAR, DAMARCIL, ÇAYDAMAR, DAMARSIZ, DAMARCIK
DAMARDI, AKDAMAR, DAMARLI, ÖZDAMAR
DAMART
DAMAR
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
ATARDAMARCIK
Küçük atardamarlar.
DAMARLANMA
Bir organın, bir bölgenin damarlarının belirginleşmesi durumu.
DAMARLITAŞ
Erzurum şehri, Oltu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TOPLARDAMAR
Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.
DAMARBAŞI
Sıra denilen kış geceleri toplantısını evinde ilk önce yapan kişi.
DAMARLICA
Sulak yerlerde biten, ince damarlı, geniş yaprakları iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
ATARDAMAR
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
DAMARLAŞMA
Böcek kanadının ya da yaprağın damarlaşması.
BEYDAMARLI
Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KILCALDAMAR
Vücudun her yanında, kan ve lenf damarları ile karaciğerde safra kanallarını birbirine bağlayan ince duvarlı çok ufak damarlar.
DAMARSIZLIK
Damarsız olma durumu.
DAMARLANMAK
Damarlı duruma gelmek.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
DAMARLANDIRMA
Damarları yetersiz olan bir organa yeni damarlar eklemeyi amaçlayan ameliyat.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAMAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMARCIK
Küçük damar.
ENFARKTÜS
Bir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
ANJİYO
Damar görüntüleme.
AĞIZLAŞMAK
İki kan damarı birbiri içine açılmak.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
ANJİYOGRAFİ
Damar görüntüleme.
DAMARSIZ
Damarı olmayan. Damarı bozuk.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
BASUR
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.
ANJİYOLOJİ
Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
DAMARLI
Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.
ANEVRİZMA
Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ARTERİT
Atardamar bozukluğu.
ENJEKSİYON
Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.
ARTER
Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.
AORT
Ana atardamar.