Kelimeler arşivi içinde; sonunda "damar" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu damar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında damar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde damar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TOPLARDAMAR, KILCALDAMAR
ATARDAMAR, ÖZAKDAMAR
ÇAYDAMAR, TEKDAMAR
AKDAMAR, ÖZDAMAR
DAMAR
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
AKDAMAR
Tütün yapraklarında görülen bir çeşit hastalık. Namuslu, dürüst kimse. Adıyaman ilinde, Samsat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Erzurum şehrinde, Gökoğlan bucağına bağlı bir yer. Trabzon kenti, Akçaabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TEKDAMAR
Zayıf, cılız. Korkak. Cılız.
ÖZDAMAR
Özünde inatçılık olan kimse. Erzincan şehri, Doğanbeyli bucağına bağlı bir bölge.
ÖZAKDAMAR
Trabzon şehrinde, Akçaabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇAYDAMAR
Çay gibi akıp giden.
ATARDAMAR
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
TOPLARDAMAR
Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.
KILCALDAMAR
Vücudun her yanında, kan ve lenf damarları ile karaciğerde safra kanallarını birbirine bağlayan ince duvarlı çok ufak damarlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAMAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
DAMARLI
Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
ARTER
Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
ANEVRİZMA
Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme.
ANJİYO
Damar görüntüleme.
ANJİYOLOJİ
Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.
ARTERİT
Atardamar bozukluğu.
AORT
Ana atardamar.
AĞIZLAŞMAK
İki kan damarı birbiri içine açılmak.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
BASUR
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.
DAMARSIZ
Damarı olmayan. Damarı bozuk.
BOĞUM
Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
ANJİYOGRAFİ
Damar görüntüleme.
DAMARLANMAK
Damarlı duruma gelmek.
DAMARCIK
Küçük damar.