Kelimeler arşivinde; içinde "dalamak" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dalamak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dalamak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dalamak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PAYANDALAMAK
KIYADALAMAK, GIYADALAMAK
BORDALAMAK, MARDALAMAK, KURDALAMAK, KAYDALAMAK, HURDALAMAK, HIRDALAMAK, HAYDALAMAK, GURDALAMAK, GAYDALAMAK, DALDALAMAK, BARDALAMAK, BAĞDALAMAK, DULDALAMAK, SONDALAMAK
YADALAMAK, GADALAMAK, SIDALAMAK, SADALAMAK, LODALAMAK, KIDALAMAK, KADALAMAK, INDALAMAK, VİDALAMAK, ARDALAMAK, DİDALAMAK
DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.
HURDALAMAK
Ufalamak.
GURDALAMAK
Kurcalamak, karıştırmak.
PAYANDALAMAK
Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak.
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
HAYDALAMAK
Hayvanı hızlandırmak için "hayda" diye seslenmek.
KAYDALAMAK
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek.
MARDALAMAK
Sitem etmek.
KURDALAMAK
Karıştırmak, dokunmak, yoklamak. Karıştırmak, kurcalamak, yoklamak.
HIRDALAMAK
Kırıp dökmek; darmadağın etmek.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
BARDALAMAK
Kösteklemek.
KIYADALAMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.
DALDALAMAK
Birisini himaye etmek. Örtmek: Çocuğun yüzünü daldala güneş vurmasın. Kapıyı yarı kapamak. Güneş, rüzgâr ve yağmurdan korumak, gözden saklamak. Fırsat bekleyerek bir şey çalmak. Fırsat bekleyip birisine vurmak.
GIYADALAMAK
Kapıyı az açık, aralık bırakmak.
GAYDALAMAK
Sekerek yürümek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAYANDALAMA
Payandalamak işi.
BORDALAMA
Bordalamak işi.
KURDALIMAK
Kurdalamak, karıştırmak. Sen her yeri kurdalıysın.
DALAMAH
Azarlamak, çatmak. Dalamak, insanın tenini kabartmak.
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
DİLAMAK
İstemek, dilemek. Dua etmek. Elbise, çorap gibi şeylerin sert kısmı cildi tahriş ederek kabartmak, dalamak.
VİDALAMA
Vidalamak işi.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
DALAMA
Dalamak işi.
BAĞDALAMA
Bağdalamak işi.
HAYDALAMA
Haydalamak biçimi.
TALAMAK
Kaplamak, bürümek : Evin içini karınca taladı. Ağrıyacak ve kızaracak biçimde sürtünmek, dalamak. Köpek ısırmak. Aşık oyununda aşığın düz yanı üste gelmek. Kaplamak, bürümek, yayılmak. Çalmak. Yağmalamak, yok etmek. Hayvan ısırmak, sokmak. Boğmak, hırpalamak. Yağmalamak. Dalamak, ısırmak, batmak, çizmek. Aramak, didik didik etmek. Yağma etmek.
SONDALAMA
Sondalamak işi, sondaj.
DULDALAMA
Duldalamak işi.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.