Kelimeler arşivi içinde; başında "dalamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. dalamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dalamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dalamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DALAMAK
DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORDALAMA
Bordalamak işi.
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.
DULDALAMA
Duldalamak işi.
HAYDALAMA
Haydalamak biçimi.
BAĞDALAMA
Bağdalamak işi.
KURDALIMAK
Kurdalamak, karıştırmak. Sen her yeri kurdalıysın.
TALAMAK
Kaplamak, bürümek : Evin içini karınca taladı. Ağrıyacak ve kızaracak biçimde sürtünmek, dalamak. Köpek ısırmak. Aşık oyununda aşığın düz yanı üste gelmek. Kaplamak, bürümek, yayılmak. Çalmak. Yağmalamak, yok etmek. Hayvan ısırmak, sokmak. Boğmak, hırpalamak. Yağmalamak. Dalamak, ısırmak, batmak, çizmek. Aramak, didik didik etmek. Yağma etmek.
DALAMAH
Azarlamak, çatmak. Dalamak, insanın tenini kabartmak.
SONDALAMA
Sondalamak işi, sondaj.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
VİDALAMA
Vidalamak işi.
PAYANDALAMA
Payandalamak işi.
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
DİLAMAK
İstemek, dilemek. Dua etmek. Elbise, çorap gibi şeylerin sert kısmı cildi tahriş ederek kabartmak, dalamak.
DALAMA
Dalamak işi.