Kelimeler arşivinde; içinde "cüre" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cüre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cüre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cüre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CÜRETLENDİRMEK
CÜRETLENDİRME
HÖCÜREBICAK, CÜRETSİZLİK, CÜREKSİNMEK, CÜRETLENMEK, CÜRETKARLIK
CÜRETSİZCE, CÜRETLENME
CÜRETKAR, CÜRETSİZ, CÜRETMEK
CÜRELEK, CÜRETLİ, HÖCÜREN
CÜREPE, CÜREFE, HÖCÜRE, HÜCÜRE, KÜCÜRE, MÜCÜRE, ÜCÜRET
CÜREP, CÜREK, CÜRET
CÜRE
CÜRE
Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Ufak tefek, gelişmemiş. Küçük zurna. Tiz ses. Cins, şekil, tür. Küçük balık. Küçük su kuşu. Ördek. Av kuşu. Zayıf kısa boylu at.
CÜRETKARLIK
Cüretkâr olma durumu.
CÜRELEK
Su testisi. (Boğaz Susuz Kars).
HÖCÜREBICAK
Delik deşik, lime lime.
HÖCÜREN
Çok eskimiş, yıkılmaya yüz tutmuş (yapı). Korkunç, tehlikeli: Ali'nin yarası çok höcüren olmuş. Camilerde öğrencilere ait olan küçük odalar.
CÜRETSİZCE
Cüretsiz bir biçimde.
CÜRETLENDİRMEK
Cüretlenme işini yaptırmak.
CÜRETLENME
Cüretlenmek durumu.
CÜREKSİNMEK
Öfkelendiği halde bir şey yapamamak.
CÜRETSİZ
Yüreksiz. Yüreksiz bir biçimde.
CÜRETLENMEK
Cüretli davranmak.
CÜRETLİ
Yürekli.
CÜRETSİZLİK
Cüretsiz olma durumu.
CÜRETKAR
Yürekli. Saygısız.
CÜRETMEK
Başa vermek, eritmek (para hakkında).
CÜRETLENDİRME
Cüretlendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde CÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
ATAR
Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr.
MÜTECASİR
Yeltenen, cüret eden.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.
YÜREKSİZ
Yürekli olmayan, cesaretsiz, cüretsiz, tabansız.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
ATAKLIK
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılmış olan iş, davranış, cüret.