Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cüre" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cüre ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cüre olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cüre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CÜRE
Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Ufak tefek, gelişmemiş. Küçük zurna. Tiz ses. Cins, şekil, tür. Küçük balık. Küçük su kuşu. Ördek. Av kuşu. Zayıf kısa boylu at.
KÜCÜRE
Dolap.
MÜCÜRE
Küçük sandık. Çekmece. Üstündeki delikten para atılan küçük para sandığı.
HÜCÜRE
Sandıktaki küçük raflar.
HÖCÜRE
Çok eskimiş, yıkılmaya yüz tutmuş (yapı).
Bu bölümde tanımı içerisinde CÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜTECASİR
Yeltenen, cüret eden.
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
CÜRETLENME
Cüretlenmek durumu.
CÜRETLENDİRMEK
Cüretlenme işini yaptırmak.
YÜREKSİZ
Yürekli olmayan, cesaretsiz, cüretsiz, tabansız.
CÜRETSİZLİK
Cüretsiz olma durumu.
ATAR
Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).
HÖCÜREN
Çok eskimiş, yıkılmaya yüz tutmuş (yapı). Korkunç, tehlikeli: Ali'nin yarası çok höcüren olmuş. Camilerde öğrencilere ait olan küçük odalar.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
CÜRETKARLIK
Cüretkâr olma durumu.
CÜRETLENMEK
Cüretli davranmak.
CÜRETLENDİRME
Cüretlendirmek işi.
ATAKLIK
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılmış olan iş, davranış, cüret.
CÜRETSİZCE
Cüretsiz bir biçimde.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.