İçinde COŞMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "coşmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde coşmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu coşmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında coşmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

  -   -   -  

Anlamında COŞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde COŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UÇUKLANMAK

Kuşkulanmak, ürkmek: O haberi, seni uçuklanır diye söylemedim. Sevinmek, coşmak.

UÇUNMAK

Sakınmak, çekinmek, korkmak: Çocuk doktorun iğnesinden uçundu. Uykuda ya da uyanıkken birdenbire korkmak, korkarak bağırmak. Sevinmek, coşmak. Korkmak, çekinmek. Korkudan sararmak, rengi uçmak.

PAYHIRMAK

Bağırıp çağırmak; coşmak; üzerine atılmak.

ATAŞLANMAK

Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.

ÇAĞLAMAK

Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.

OFURMAK

Üflemek. Sinirlenmek, coşmak.

BAŞKALDIRMAK

Ayaklanmak, isyan etmek. İyice coşmak, kabarmak.

HEYECANLANMAK

Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.

COŞMA

Coşmak işi, galeyan.

COŞUVERMEK

Çabucak veya ansızın coşmak.

ATEŞLENMEK

Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

KÜKREMEK

Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.

ŞAHLANMAK

At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.

EŞMEK

Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak. Araştırmak, incelemek. At hızlı gitmek. Hareket etmek, yola çıkmak. İp bükmek. Coşmak. Su dolu çukur: Bizim tavuklar eşmekten su içtiler. Toplanmış bir şeyi dağıtmak. Eski türkçe eşmek: eşmek; kazmak. Eşmek, kazmak. Askerin bir yerden bir yere ya da savaşa gitmesi. Kazmak. Hızlı yürümek, atla hızlı hızlı gitmek. Hızlı yürütmek, koşturmak.

HARARETLENMEK

Isısı artmak. Canlanmak, kızışmak. Herhangi bir konuda çok heyecanlı olmak, coşmak.

BÜNGÜLDEMEK

Su topraktan kaynamak. Su ateşte kaynamak. Coşmak, yerinde duramamak. Yavrusunu veya eşini arayan manda bağırmak. Su güçlü, gürültülü akmak, fışkırmak.