Kelimeler arşivi içinde; sonunda "coşmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu coşmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında coşmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde coşmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
COŞMAK
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde COŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OFURMAK
Üflemek. Sinirlenmek, coşmak.
HARARETLENMEK
Isısı artmak. Canlanmak, kızışmak. Herhangi bir konuda çok heyecanlı olmak, coşmak.
KÜKREMEK
Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.
ÇAĞLAMAK
Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak. Coşmak.
BÜNGÜLDEMEK
Su topraktan kaynamak. Su ateşte kaynamak. Coşmak, yerinde duramamak. Yavrusunu veya eşini arayan manda bağırmak. Su güçlü, gürültülü akmak, fışkırmak.
ŞAHLANMAK
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.
ATEŞLENMEK
Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.
COŞMA
Coşmak işi, galeyan.
PAYHIRMAK
Bağırıp çağırmak; coşmak; üzerine atılmak.
COŞUVERMEK
Çabucak veya ansızın coşmak.
UÇUKLANMAK
Kuşkulanmak, ürkmek: O haberi, seni uçuklanır diye söylemedim. Sevinmek, coşmak.
BAŞKALDIRMAK
Ayaklanmak, isyan etmek. İyice coşmak, kabarmak.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
EŞMEK
Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak. Araştırmak, incelemek. At hızlı gitmek. Hareket etmek, yola çıkmak. İp bükmek. Coşmak. Su dolu çukur: Bizim tavuklar eşmekten su içtiler. Toplanmış bir şeyi dağıtmak. Eski türkçe eşmek: eşmek; kazmak. Eşmek, kazmak. Askerin bir yerden bir yere ya da savaşa gitmesi. Kazmak. Hızlı yürümek, atla hızlı hızlı gitmek. Hızlı yürütmek, koşturmak.
ATAŞLANMAK
Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.
HEYECANLANMAK
Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.
UÇUNMAK
Sakınmak, çekinmek, korkmak: Çocuk doktorun iğnesinden uçundu. Uykuda ya da uyanıkken birdenbire korkmak, korkarak bağırmak. Sevinmek, coşmak. Korkmak, çekinmek. Korkudan sararmak, rengi uçmak.