İçinde CİYE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ciye" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ciye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ciye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ciye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

NARENCİYECİLİK

13 harfli kelimeler

HARİCİYECİLİK, EVCİYENİKIŞLA

12 harfli kelimeler

SECİYESİZLİK

11 harfli kelimeler

ZÜCCACİYECİ, NARENCİYECİ

10 harfli kelimeler

HARİCİYECİ, CİYERDELDİ

9 harfli kelimeler

SECİYESİZ, ZÜCCACİYE, NARENCİYE

8 harfli kelimeler

SECİYELİ, HARİCİYE, SARACİYE, MİRACİYE

7 harfli kelimeler

ERCİYES, MÜNCİYE, SACİYEK, CİYCİYE, BİCİYEZ

6 harfli kelimeler

SECİYE, NACİYE, RACİYE

5 harfli kelimeler

CİYER, CİYEK

4 harfli kelimeler

CİYE

Bazı kelimelerin anlamları

CİYE

Abla. Ceviz içinin dörtte biri. Badem ve fındık içi. Ciğer (Kuşu).

NARENCİYECİLİK

Narenciyeci olma durumu.

SECİYELİ

Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse).

NARENCİYE

Turunçgiller.

NARENCİYECİ

Narenciye üreticisi.

SECİYESİZLİK

Seciyesiz olma durumu.

SECİYESİZ

Karakter sağlam olmayan, kendisine güvenilmeyen (kimse).

HARİCİYECİ

Dış siyaset ile uğraşan meslek adamı. Cerrah.

ZÜCCACİYE

Cam, porselen vb. maddelerden yapılmış eşya. Cam, porselen ile ilgili.

MİRACİYE

Hz. Muhammet'in göğe çıkışını konu edinen divan koşuğu.

HARİCİYECİLİK

Hariciyecinin yaptığı iş.

EVCİYENİKIŞLA

Çorum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

HARİCİYE

Devlet yönetiminde dış işleri. Cerrahi. Hastanelerde bu hastalıklarla ilgilenen bölüm.

CİYERDELDİ

Dikiş teyeli sökmekte ve delik açmakta kullanılan kemik veya metal aygıt.

SARACİYE

Deri, muşamba vb.nden yapılan bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün. Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta cüzdan, kemer ve benzerleri ürün yapma işi.

ZÜCCACİYECİ

Züccaciye satan kimse.

  -   -   -  

Anlamında CİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CERRAHİ

Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

HEM

Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.

EMEKÇİ

Geçimini yaptığı işlerle sağlayan kimse. Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse, proleter.

KARAKTER

Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

CERRAH

Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

ORANTI

Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp. Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

ÖRTÜLME

Örtülmek işi. Bir gök cisminin yeryüzündeki gözlemciye göre, başka bir gök cisminin arkasından geçmesi.

ÇARPTIRMAK

Çarpma işini yaptırmak veya çarpmasına yol açmak. Yankesiciye kaptırmak.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

TAKDİRNAME

Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir. Okullarda belli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir.

TEŞEKKÜRNAME

Okullarda belli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, teşekkür.

NUMARA

Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.

RAMP

Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

SİNEMASKOP

Geniş bir sahnenin 55 milimetrelik film üzerindeki görüntüye sığdırılmasından sonra göstericiye takılan, ikinci bir merceğe sıkıştırılmış görüntüyü, asıl büyüklüğüne çevirmesi temeline dayanan geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.

TASDİKNAME

Verilen onayı gösteren belge. Başka bir öğrenim kurumuna geçen öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. Okulunu bitirmeden ayrılan öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge.

DERS

Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.

SADAKA

Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.

SORU

Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.