İçinde CEMİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "cemi" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cemi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu cemi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cemi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ACEMİLEŞİVERMEK, ACEMİLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ACEMİLEŞİVERME, ACEMİLEŞEBİLME

11 harfli kelimeler

ACEMİLEŞMEK, ACEMİCESİNE

10 harfli kelimeler

TECEMİLLET, ACEMİLEŞME

9 harfli kelimeler

CEMİYETLİ

8 harfli kelimeler

ACEMİAĞA, ACEMİREK, ACEMİLİK

7 harfli kelimeler

CEMİYET, ACEMİCE

6 harfli kelimeler

ACEMİK, CEMİLE, ECEMİŞ

5 harfli kelimeler

ACEMİ, CEMİL, ECEMİ

4 harfli kelimeler

CEMİ

Bazı kelimelerin anlamları

CEMİ

Bütün, hep.

TECEMİLLET

Yakın, hısım, aile. Yaramaz çocuk.

ACEMİLEŞEBİLMEK

Acemileşmesi mümkün olmak veya acemileşme olasılığı bulunmak.

ACEMİCESİNE

Acemice.

ACEMİLEŞİVERMEK

Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.

ACEMİLEŞEBİLME

Acemileşebilmek durumu.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

ACEMİAĞA

Haremağalığında bir aşama. bk. haremağası.

ACEMİLEŞME

Acemileşmek durumu.

CEMİYET

Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ACEMİREK

Biraz acemi, acemice.

CEMİYETLİ

Cemiyet içinde geçen, derli toplu, dağınık olmayan.

ACEMİK

Acı ve yapışkan bir ot.

ACEMİLEŞİVERME

Acemileşivermek durumu.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

  -   -   -  

Anlamında CEMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EMEKLEMEK

Dizler ve eller üzerinde yürümek. Bir işe yeni başlarken deneyimsizlikten ötürü acemilik geçirmek.

DERNEK

Toplantı, düğün. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).

CİKCİK

Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.

NAİF

Saf, deneyimsiz. Kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. Güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı. Acemice yapılan.

MANDACI

Bir ülkeyi manda temeline göre yönetmesi için Birleşmiş Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen devlet, mandater. Osmanlı Devleti'nde tersanedeki gemilerin bakımı ile görevli kimse.

İTTİHATÇI

Birleşme, birlik oluşturma yanlısı olan kimse. Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi veya yanlısı olan kimse.

CAMİA

Topluluk, cemiyet, zümre.

ÇÖMEZ

Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.

MATRAKÇI

Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

MANDA

Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

ÇOLPA

Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.

PENCİK

Asker yetiştirilmek için savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemi oğlanı adayı. Asker yetiştirilmek üzere verilen beşte bir askerden sonra esir sahibinde kalan beşte dört oranındaki esir için alınan vergi. Gümrük idaresi tarafından belirli bir vergi karşılığında köle sahibine verilen sahiplik hakkını gösteren senet.

KUŞ

Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.

DÜĞÜN

Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

DÜNKÜ

Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.

BİZCE

Bize göre, bizim düşüncemizce.

ÇAYLAKLIK

Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.