Kelimeler arşivi içinde; başında "cemi" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. cemi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cemi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cemi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CEMİYETLİ
CEMİYET
CEMİLE
CEMİL
CEMİ
CEMİ
Bütün, hep.
CEMİL
Güzel (erkek). Tüm güzellikleri kendisinde toplayan (Tanrı).
CEMİLE
Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
CEMİYETLİ
Cemiyet içinde geçen, derli toplu, dağınık olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
KUŞ
Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.
DERNEK
Toplantı, düğün. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II).
BİZCE
Bize göre, bizim düşüncemizce.
MANDACI
Bir ülkeyi manda temeline göre yönetmesi için Birleşmiş Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen devlet, mandater. Osmanlı Devleti'nde tersanedeki gemilerin bakımı ile görevli kimse.
DÜNKÜ
Bugünden bir önceki günle ilgili. Acemi, yeni, toy. Yakın geçmişteki.
EMEKLEMEK
Dizler ve eller üzerinde yürümek. Bir işe yeni başlarken deneyimsizlikten ötürü acemilik geçirmek.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
İTTİHATÇI
Birleşme, birlik oluşturma yanlısı olan kimse. Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi veya yanlısı olan kimse.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
ÇÖMEZ
Medreselerde müderrisin hizmetine bakan ve ondan ders alan öğrenci. Acemi. Birinin kendi işini öğreterek yetiştirmeye başladığı kimse.
ÇOLPA
Ayağı sakat olan. Beceriksiz, eli işe yakışmayan, acemi.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
CAMİA
Topluluk, cemiyet, zümre.
DÜĞÜN
Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
İDMANSIZ
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.