Kelimeler arşivinde; içinde "bıkkın" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bıkkın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bıkkın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bıkkın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BIKKIN
Çok bıkmış, usanmış, bezmiş.
BIKKINTI
Bıkma duygusu.
BIKKINLIK
Çok bıkmış olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BIKKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
USANÇ
Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melal.
ABUH
Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi. Önemsememe ünlemi: Abuh, sende onu bir şey mi zannettin!.
TIRAŞLAMAK
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.
NAKARAT
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak. Bir şiirin içinde iki veya daha çok kez tekrarlanan bölüm. Çok sık tekrarlanan, bundan dolayı bıkkınlık vererek önemini yitiren söz.
ABO
Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi. Abla, büyük kız kardeş. Anne. Yenge. Amca. Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.
BITKIN
Bıkkın, doymuş, usanmış.
BIGGIN
Bıkkın, doymuş, usanmış.
ANAY
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.
BEZDİRMEK
Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek.
ACIZLIH
Bıkkınlık, usanç.
GARGINLIK
Kamışlık, sazlık: Derenin etrafı gargınlık. Bıkkınlık: Bu yemekten gargınlık geldi.
BEZERLİK
Bezginlik, bıkkınlık. Bezme, usanma, bezer olma.
IBIBIK
Bıkkınlık, usanç. Sıtma nöbeti geçiren hastanın titrerken, inlerken çıkardığı ses. Çavuşkuşu.
ABOH
Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi.
EBEBE
Körebe oyunu. Cansıkıntısı, bıkkınlık, yorgunluk bildirir ünlem. Salyangoz.
GARĞINLIK
Bıkkınlık.
KANIKSAMAK
Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak. Bıkkınlık getirmek, usanmak.
BIGGINLIK
Bıkkınlık.
BIKTIRMAK
Bıkmasına yol açmak, bıkkınlık vermek, usandırmak.
YANIK
Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.