Kelimeler arşivinde; içinde "bıkmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bıkmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bıkmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bıkmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BIKMAK
BIKMAK
Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BIKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRGİMEYH
Bıkmak, tiksinmek, soğumak.
BIKMA
Bıkmak işi.
ACIZMAK
Sıkılmak, bıkmak.
USANMAK
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek.
GARIMAK
Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.
GINIKMAK
Usanmak, bıkmak. Alışmak. Gücü yetmeyeceği bir şeyi yapmaya çalışmak. Denemek, sınamak. İsteği artmak, iştahlanmak. Bir şeyin hepsini kendi almak istemek, bencillik etmek. Aç gözlülük yapmak: Paraya öyle gınıktı ki, gözü kimseyi görmüyor.
BIKIŞMAK
Karşılıklı olarak birbirinden bıkmak.
ÇIĞREMEK
Bıkmak, tiksinmek.
GAMANMAK
Üzerine kapanmak. Dayanmak, yaslanmak. Yaklaşmak. Usanmak, bıkmak. Boyun eğmek. Şaşırmak, çaresiz kalmak. Bir kimseden çekinmek, korkmak: Ali edepsizin biridir, herkes ondan gamanır. Kamanmak, dermansız kalmak.
KANIKSIMAK
Usanmak, fazla doymak, bıkmak.
ÇİRGİMEK
Bıkmak, tiksinmek, soğumak. Hoşlanmamak, içi kaçmak.
ÇİRGEMEK
Bıkmak, tiksinmek, soğumak.
YILMAK
Bir işten gözü korkup vazgeçmek. Bıkmak, usanmak.
BIGMAK
Bıkmak, usanmak.
BUHMAK
Bıkmak.
FARİMEK
İhtiyarlamak. Yıpranmak, eskimek. Zayıflamak. Kuvvetten düşmek, kuvvetsiz kalmak. Dinçliğini, canlılığını kaybetmek. Bıkmak, usanmak. Vazgeçmek, caymak.
KINIKMAK
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.
BUHMAH
Bıkmak.
CİLLİMEK
Bıkmak, usanmak.
GOCUMAH
Bıkmak. Tavuk kuluçkayken, bakımsızlıktan zayıflamak.