Kelimeler arşivinde; içinde "böl" olan, toplam 178 tane kelime bulunuyor. İçerisinde böl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu böl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında böl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLMEK
BÖLÜMLENDİRİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜLEBİLME
BÖLÜMLENDİRİLİŞ, BÖLÜMLENDİRİLME, BÖLÜŞTÜREBİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜVERMEK
BÖLÜMLENDİRMEK, ALİDEDEBÖLMESİ, BÖLGESELLEŞMEK, BÖLÜŞTÜREBİLME, BÖLÜŞTÜRÜVERME, BÖLÜŞÜLEBİLMEK, YUKARIBÖLÜKLER
BÖLÜMLENDİRME, ALAPLIBÖLÜCEK, BÖLDÜREBİLMEK, BÖLGESELLEŞME, BÖLMELENDİRİM, BÖLÜŞTÜRÜLMEK, BÖLÜŞÜLEBİLME, YERBÖLÜMCÜLÜK, YERBÖLÜMTASAR
BAŞBÖLÜKBAŞI, BÖLDÜREBİLME, BÖLÜNEBİLMEK, BÖLÜNEMEZLİK, BÖLÜŞEBİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜLME, BÖLÜŞÜVERMEK, GERİLİMBÖLEN, KIZILCABÖLÜK, YERBÖLÜMLEME
BÖLGESELLİK, BÖLÜMLENMEK, BÖLÜNEBİLME, BÖLÜNMEZLİK, BÖLÜŞTÜRMEK, BÖLDÜRÜLMEK, BÖLMEÇAYIRI, BÖLÜCEKKAYA, BÖLÜKDAMLAR, BÖLÜNEBİLEN, BÖLÜNEBİLİR, BÖLÜNEMEYEN, BÖLÜŞEBİLME, BÖLÜŞÜVERME, TEPEBÖLMESİ
BÖLGECİLİK, BÖLÜMLEMEK, BÖLÜMLENİŞ, BÖLÜMLENME, BÖLÜŞTÜRME, BÖLÜTLENME, ALTINBÖLÜM, BÖLDÜRTMEK, BÖLDÜRÜLME, BÖLEBİLMEK, BÖLMEBELEN, BÖLMEPINAR, BÖLÜCEKOVA, BÖLÜKKONAK, BÖLÜKYAYLA, BÖLÜNTÜSÜZ, ORTAKBÖLEN, TÜMBÖLNIEZ, YERBÖLÜMCÜ
BÖLDÜRMEK, BÖLÜCÜLÜK, BÖLÜKBAŞI, BÖLÜMLEME, BİYOBÖLGE, BÖLCEAĞAÇ, BÖLDÜRTME, BÖLEBİLME, BÖLELİKLE, BÖLENECEK, BÖLMEÇALI, BÖLMEKAYA, BÖLMELEME, BÖLÜKÇALI, BÖLÜKELMA, BÖLÜKKAYA, BÖLÜKLEME, BÖLÜKÖREN, BÖLÜKTEPE, BÖLÜKYAZI, BÖLÜNTÜLÜ, BÖLÜTLEME, DÖRTBÖLÜK, ORTABÖLME, SÜREBÖLÜM, ÜÇEŞBÖLÜM, YEDİBÖLÜK
BÖLDÜRME, BÖLGESEL, BÖLMESİZ, BÖLÜMSEL, BÖLÜNMEK, BÖLÜNMEZ, BÖLÜŞMEK, BÖLYÖNET, ALTBÖLÜK, ALTBÖLÜM, ARTBÖLGE, BEŞBÖLÜK, BÖLENMAH, BÖLENMEK, BÖLÜKBAŞ, BÖLÜKÇAM, BÖLÜKDEŞ, BÖLÜKOVA, BÖLÜMLÜK, BÖLÜTSÜZ, İŞBÖLÜMÜ, KARBÖLEN, TÜMBÖLEN, ÜÇEBÖLEN, YANBÖLÜM, YERBÖLÜM
BÖLGECİ, BÖLMELİ, BÖLÜNEN, BÖLÜNGÜ, BÖLÜNME, BÖLÜNTÜ, BÖLÜNÜŞ, BÖLÜŞME, BÖLÜŞÜM, BÖLÜTLÜ, BÖLEKEN, BÖLEKLİ, BÖLEMEK, BÖLÜCEK, BÖLÜCÜK, BÖLÜKLÜ, BÖLÜMCE, BÖLÜMLÜ, BÖLÜNÜM, BÖLÜŞÜK, EŞBÖLÜM, ÖNBÖLGE, ÖZBÖLGE, ÜÇBÖLÜK
BÖLMEÇ, BÖLMEK, BÖLÜCÜ, BÖLAKİ, BÖLCEK, BÖLCEN, BÖLDUK, BÖLECE, BÖLEKİ, BÖLENE, BÖLLEM, BÖLMEZ, BÖLTEK
BÖLEN, BÖLGE, BÖLME, BÖLÜK, BÖLÜM, BÖLÜŞ, BÖLÜT, BÖLCE, BÖLEÇ, BÖLEK, BÖLEM, BÖLGÜ, BÖLİK, BÖLMA, BÖLÜÇ, BÖLÜG, BÖLÜN
BÖLE, BÖLA, BÖLÜ
BÖL
BÖL
Gereksinme, ihtiyaç.
BÖLÜŞTÜREBİLMEK
Bölüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLGESELLEŞMEK
Bölgesel bir nitelik kazanmak.
BÖLÜŞÜLEBİLMEK
Bölüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLÜMLENDİRİLİŞ
Bölümlendirilme işi.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLME
Bölüştürülebilmek işi.
ALİDEDEBÖLMESİ
Samsun şehrinde, Alaçam ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BÖLÜMLENDİRİLMEK
Bölümlendirme işi yapılmak.
BÖLÜMLENDİRMEK
Bir şeyi bölümlere ayırmak, sınıflandırmak.
BÖLÜMLENDİRME
Bölümlendirmek işi, sınıflandırma.
BÖLÜŞTÜRÜVERMEK
Çabucak bölüştürmek.
YUKARIBÖLÜKLER
Kapıkulu süvarilerinden sipah ve silahtar bölüklerinin adı.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLMEK
Bölüştürülebilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLÜŞTÜREBİLME
Bölüştürebilmek işi.
BÖLÜŞTÜRÜVERME
Bölüştürüvermek işi.
BÖLÜMLENDİRİLME
Bölümlendirilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÖL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADANA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
AFYONKARAHİSAR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ADIYAMAN
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.