Kelimeler arşivi içinde; başında "bön" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. bön ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bön ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bön olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BÖNGÜLDEMEK
BÖNSÜTMEK, BÖNCESİNE, BÖNSETMEK, BÖNLEŞMEK, BÖNLENMEK, BÖNGÜLDEK
BÖNNEMEK, BÖNLEŞME
BÖNKAFA
BÖNAFA, BÖNÜFE, BÖNLÜK, BÖNGET
BÖNGÜ, BÖNEZ, BÖNET, BÖNED, BÖNDÜ, BÖNDİ, BÖNCE
BÖNE
BÖN
BÖN
Budala, saf, avanak, ahmak.
BÖNSETMEK
Kandırmak.
BÖNLEŞMEK
Bön duruma gelmek, aptallaşmak.
BÖNGÜLDEMEK
Su topraktan kaynamak.
BÖNKAFA
Bön, şaşkın.
BÖNGET
Derin ve durgun su.
BÖNNEMEK
Kandırmak.
BÖNLEŞME
Bönleşmek işi.
BÖNGÜLDEK
Bataklık. Kaynak, pınar.
BÖNLÜK
Bön olma durumu, budalalık, aptallık, sersemlik, saflık.
BÖNÜFE
Bön, şaşkın.
BÖNAFA
Bön, şaşkın.
BÖNCESİNE
Bönce.
BÖNSÜTMEK
Kandırmak.
BÖNGÜ
Bön, şaşkın.
BÖNLENMEK
Bilmemek, bilmezden gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÖN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖNCE
Budala, saf. (bö'nce) Budalaya yakışır bir biçimde, böncesine, safça, angutça.
İNEK
Dişi sığır. İbne. Aptal, bön. Çok çalışan öğrenci.
ANDAVAT
Aptal, ahmak, beceriksiz, bön, avanak, şaşkın, andavallı. İkinci kata çıkarken, binanın orta kısmına konulan kiriş.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
ARKO
İnatçı, kaba, bön, gülmez: Ne arko adam!.
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek. Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse).
AHMAK
Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
AVANAK
Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.
BUDALA
Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
İNEKLİK
İnek ahırı. Aşırı çalışmaya rağmen anlayamama durumu. Bönlük.
ANGUTLUK
Ahmaklık, bönlük.
ANITMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.
GABAVET
Anlayışsızlık, kalın kafalılık, bönlük.
GABİLİK
Anlayışsızlık, ahmaklık, kalın kafalılık, bönlük.
SAF
Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.
ÖKÜZ
Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.
GABİ
Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.
ABLAVUT
Bön, aptal, sersem kişi. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.