Kelimeler arşivinde; içinde "buyu" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buyu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu buyu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buyu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUYURGANLAŞMAK
BUYURGANLAŞMA
BUYURABİLMEK
BUYURGANLIK, BUYURUCULUK, BUYURABİLME
BUYURULMAK, BUYURGANCA
BUYURULTU, BUYURETTİ, BUYURANSU
BUYUHMAH, BUYURGAN, BUYURMAK, BUYURDUM, BUYURUCU, BEŞBUYUK
BUYUMAK, BUYUMAH, BUYURMA, BUYURTU, BUYURUK, BUYUŞUK
BUYURU, BUYULU
BUYUM, BUYUK, BUYUZ
BUYU
Bir kere, bir kez.
BUYURUCULUK
Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi.
BUYURGAN
Sık sık buyruk veren, buyruk verir gibi konuşan. Kesin hüküm bildiren.
BUYURGANLAŞMAK
Buyurgan duruma gelmek.
BUYURABİLME
Buyurabilmek işi.
BUYURGANCA
Buyurgana yakışır bir biçimde.
BUYURGANLIK
Buyurgan olma durumu.
BUYURANSU
Diyarbakır ilinde, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BUYURDUM
Buyurultu, emirname.
BUYURGANLAŞMA
Buyurganlaşmak işi.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
BUYURMAK
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek. Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek. Etmek, eylemek. Almak. Gelmek, gitmek, geçmek, girmek.
BUYURABİLMEK
Buyurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUYURETTİ
Ağrı şehri, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BUYURULMAK
Emir almak, emredilmek.
BUYUHMAH
Donmak, üşümek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUYU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CÜNÜP
Dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan (kimse), cenabet.
LEBBEYK
"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.
BARUTÇUBAŞI
Barut yapımı ile uğraşan ve cebeci ocağına bağlı olan barutçuların buyurucusu.
EMREYLEMEK
Buyurmak, emretmek.
BOYURMAK
Eski türkçe buyurmak: buyurmak.
YASAKLAMAK
Bir şeyin yapılmamasını buyurmak veya istemek.
YASALI
Yasaya uygun veya yasanın buyurduğu, kanuni.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.
HAYDİSENE
Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse).
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.
TAKVA
Allah'tan korkma. Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme, züht.
ATMACACIBAŞI
Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.
BİNİCİBAŞI
Osmanlılarda binicilikle ilgili etkinliklerin en büyük buyurucusu. Osmanlılarda süvari birlikleri komutanı.
BUYURMA
Buyurmak işi.
BUYRULMAK
Buyurma işi yapılmak.
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
EMRETMEK
Buyurmak, emir vermek.
BUYIRMAK
Buyurmak.