İçinde BULGU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bulgu" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bulgu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bulgu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bulgu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BULGULANABİLMEK, BULGULAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

BULGULANABİLME, BULGULAYABİLME

12 harfli kelimeler

BULGURPINARI, BULGURLANMAK

11 harfli kelimeler

EBEMBULGURU, BULGULANMAK, BULGURCULAR, BULGURLANMA, BULGURLAMAK, BULGURCULUK

10 harfli kelimeler

BULGURLAMA, BULGURKAYA, BULGUNOYAN, BULGULAYIŞ, BULGURTAŞI, BULGURTAVI, BULGULANIŞ, BULGURTEPE, BULGULANMA, BULGULAMAK, BULGURUMSU, EBEBULGURU

9 harfli kelimeler

BULGULAMA, EBEBULGUR, BULGURCUK, BULGURLAR, BULGURLUK, BULGURÇAK

8 harfli kelimeler

BULGURCA, BULGUSAL, AKBULGUR, BULGURLU, BULGUBAY, BULGUCAN, BULGURSU, BULGURCU, BULGURUM, BULGUCUK

7 harfli kelimeler

BULGURA, BULGULU, BULGUCU

6 harfli kelimeler

BULGUR

5 harfli kelimeler

BULGU

Bazı kelimelerin anlamları

BULGU

Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

BULGUNOYAN

Anlayışlı bey.

BULGURLAMAK

Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayırmak.

BULGURKAYA

Kahramanmaraş kenti, Andırın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BULGULAYABİLME

Bulgulayabilmek işi.

BULGULANABİLMEK

Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULGURPINARI

Konya şehri, Kadınhanı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BULGURLANMAK

Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayrılmak. Karıncalanmak, uyuşmak.

BULGULAYABİLMEK

Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULGURLAMA

Bulgurlamak işi. Evlerin tavanına konulan sulu çamur. Yapılarda ağaçların üzerine örtülen sıva. (Ilıca Ayaş Ankara).

BULGURCULAR

Tunceli kenti, Mazgirt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BULGULANMAK

Bulgulama işine konu olmak.

BULGURLANMA

Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.

EBEMBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar. Bük üzümü.

BULGULANABİLME

Bulgulanabilmek işi.

BULGURCULUK

Bulgurcunun yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında BULGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULUŞ

Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

DİNK

Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.

İNSAN

Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

BULGURCU

Bulgur yapan ve satan kimse.

DİMYAT

Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.

EBEBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar.

GÖCE

Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.

BUMBAR

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.

KISIR

Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.

BULGUR

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

BULGURUMSU

Bulgursu.

BULGURLUK

Bulgur yapmaya elverişli.

BULGURLU

"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.

HEDİK

Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.

BULGUSAL

Bulguyla ilgili, bulguya ait.

KADINBUDU

Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.

DÜĞÜ

Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

BULGULAMA

Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.

DÜĞÜRCÜK

İnce bulgur.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.