Kelimeler arşivinde; içinde "bulgu" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bulgu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bulgu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bulgu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BULGULANABİLMEK, BULGULAYABİLMEK
BULGULANABİLME, BULGULAYABİLME
BULGURPINARI, BULGURLANMAK
EBEMBULGURU, BULGULANMAK, BULGURCULAR, BULGURLANMA, BULGURLAMAK, BULGURCULUK
BULGURLAMA, BULGURKAYA, BULGUNOYAN, BULGULAYIŞ, BULGURTAŞI, BULGURTAVI, BULGULANIŞ, BULGURTEPE, BULGULANMA, BULGULAMAK, BULGURUMSU, EBEBULGURU
BULGULAMA, EBEBULGUR, BULGURCUK, BULGURLAR, BULGURLUK, BULGURÇAK
BULGURCA, BULGUSAL, AKBULGUR, BULGURLU, BULGUBAY, BULGUCAN, BULGURSU, BULGURCU, BULGURUM, BULGUCUK
BULGURA, BULGULU, BULGUCU
BULGUR
BULGU
BULGU
Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
BULGUNOYAN
Anlayışlı bey.
BULGURLAMAK
Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayırmak.
BULGURKAYA
Kahramanmaraş kenti, Andırın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BULGULAYABİLME
Bulgulayabilmek işi.
BULGULANABİLMEK
Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGURPINARI
Konya şehri, Kadınhanı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BULGURLANMAK
Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayrılmak. Karıncalanmak, uyuşmak.
BULGULAYABİLMEK
Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGURLAMA
Bulgurlamak işi. Evlerin tavanına konulan sulu çamur. Yapılarda ağaçların üzerine örtülen sıva. (Ilıca Ayaş Ankara).
BULGURCULAR
Tunceli kenti, Mazgirt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BULGULANMAK
Bulgulama işine konu olmak.
BULGURLANMA
Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.
EBEMBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar. Bük üzümü.
BULGULANABİLME
Bulgulanabilmek işi.
BULGURCULUK
Bulgurcunun yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULUŞ
Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.
DİNK
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
BULGURCU
Bulgur yapan ve satan kimse.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
KISIR
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
BULGURUMSU
Bulgursu.
BULGURLUK
Bulgur yapmaya elverişli.
BULGURLU
"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.
HEDİK
Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.
BULGUSAL
Bulguyla ilgili, bulguya ait.
KADINBUDU
Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.
DÜĞÜ
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.
BULGULAMA
Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.
DÜĞÜRCÜK
İnce bulgur.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.