Kelimeler arşivi içinde; başında "bulgu" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. bulgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bulgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bulgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BULGULAYABİLMEK, BULGULANABİLMEK
BULGULAYABİLME, BULGULANABİLME
BULGURLANMAK, BULGURPINARI
BULGURLAMAK, BULGURCULUK, BULGURCULAR, BULGURLANMA, BULGULANMAK
BULGULANMA, BULGULANIŞ, BULGURUMSU, BULGULAYIŞ, BULGURTAVI, BULGUNOYAN, BULGURTAŞI, BULGURLAMA, BULGURKAYA, BULGURTEPE, BULGULAMAK
BULGURLAR, BULGURÇAK, BULGURCUK, BULGURLUK, BULGULAMA
BULGURSU, BULGURUM, BULGUSAL, BULGURCU, BULGURLU, BULGURCA, BULGUCUK, BULGUCAN, BULGUBAY
BULGU
Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
BULGURLAMAK
Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayırmak.
BULGULAYIŞ
Bulgulama işi.
BULGULANABİLME
Bulgulanabilmek işi.
BULGULANIŞ
Bulgulanma işi.
BULGULAYABİLME
Bulgulayabilmek işi.
BULGURLANMA
Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.
BULGURCULAR
Tunceli kenti, Mazgirt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BULGURUMSU
Bulgursu.
BULGULANMA
Bulgulanmak işi.
BULGULANMAK
Bulgulama işine konu olmak.
BULGURLANMAK
Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayrılmak. Karıncalanmak, uyuşmak.
BULGULANABİLMEK
Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGURPINARI
Konya şehri, Kadınhanı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BULGULAYABİLMEK
Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGURCULUK
Bulgurcunun yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULGURLUK
Bulgur yapmaya elverişli.
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
BULGUSAL
Bulguyla ilgili, bulguya ait.
DÜĞÜRCÜK
İnce bulgur.
BULUŞ
Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.
DİNK
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
BULGULAMA
Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.
DÜĞÜ
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
HEDİK
Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
KISIR
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.
BULGURLU
"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.
KADINBUDU
Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
BULGURCU
Bulgur yapan ve satan kimse.
KUSKUS
Un, süt, yumurta, bulgur ile yapılmış olan ufak ve yuvarlak taneler biçiminde kurutulmuş hamur.