BULGU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bulgu" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. bulgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bulgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bulgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BULGULAYABİLMEK, BULGULANABİLMEK

14 harfli kelimeler

BULGULAYABİLME, BULGULANABİLME

12 harfli kelimeler

BULGURLANMAK, BULGURPINARI

11 harfli kelimeler

BULGURLAMAK, BULGURCULUK, BULGURCULAR, BULGURLANMA, BULGULANMAK

10 harfli kelimeler

BULGULANMA, BULGULANIŞ, BULGURUMSU, BULGULAYIŞ, BULGURTAVI, BULGUNOYAN, BULGURTAŞI, BULGURLAMA, BULGURKAYA, BULGURTEPE, BULGULAMAK

9 harfli kelimeler

BULGURLAR, BULGURÇAK, BULGURCUK, BULGURLUK, BULGULAMA

8 harfli kelimeler

BULGURSU, BULGURUM, BULGUSAL, BULGURCU, BULGURLU, BULGURCA, BULGUCUK, BULGUCAN, BULGUBAY

7 harfli kelimeler

BULGURA, BULGULU, BULGUCU

6 harfli kelimeler

BULGUR

5 harfli kelimeler

BULGU

Bazı kelimelerin anlamları

BULGU

Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.

BULGULANABİLMEK

Bulgulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULGURCULAR

Tunceli kenti, Mazgirt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BULGULANIŞ

Bulgulanma işi.

BULGURCULUK

Bulgurcunun yaptığı iş.

BULGURLANMAK

Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayrılmak. Karıncalanmak, uyuşmak.

BULGURPINARI

Konya şehri, Kadınhanı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BULGULAYABİLMEK

Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULGURUMSU

Bulgursu.

BULGULAYABİLME

Bulgulayabilmek işi.

BULGULAYIŞ

Bulgulama işi.

BULGULANABİLME

Bulgulanabilmek işi.

BULGULANMAK

Bulgulama işine konu olmak.

BULGURLANMA

Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.

BULGULANMA

Bulgulanmak işi.

BULGURLAMAK

Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayırmak.

  -   -   -  

Anlamında BULGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULGUR

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

BULGURLU

"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.

BULGURLUK

Bulgur yapmaya elverişli.

KADINBUDU

Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.

KISIR

Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.

BUMBAR

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.

EBEBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar.

DÜĞÜRCÜK

İnce bulgur.

GÖCE

Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.

DİNK

Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.

DİMYAT

Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.

DÜĞÜ

Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

BULGULAMA

Bulgulamak işi. Yeni olayları ve bilgileri bulma yöntemi ve öğretisi.

BULGUSAL

Bulguyla ilgili, bulguya ait.

KUSKUS

Un, süt, yumurta, bulgur ile yapılmış olan ufak ve yuvarlak taneler biçiminde kurutulmuş hamur.

İNSAN

Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

BULGURCU

Bulgur yapan ve satan kimse.

HEDİK

Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.

BULUŞ

Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.