Kelimeler arşivinde; içinde "budama" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde budama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu budama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında budama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUDAMA
Budamak işi.
BUDAMAK
Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.
AKBUDAMA
Kasımpatı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUDAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIBARMAK
Ağacı budamak. Ağacın yaprak ve çiçeklerini koparmak. Dövülmekten cilt kabarmak. Yara, iltihap ve su toplamak. Gebermek, ölmek. Sırılsıklam ıslanmak.
ASARMAK
Yetişmek, büyümek. İyi kullanmak, saklamak. Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Bakmak, göz kulak olmak, iyi kullanmak. Muhafaza etmek, sakınmak, esirgemek, korumak.
TAHRA
Bir tür eğri budama bıçağı.
BIDAMAK
Budamak.
BAGBIÇA
Testerenin madensel bölümünden yapılan budama çakısı. (Esri Söğüt, İnhisar Bilecik).
ADOS
Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.
DAHRA
Bir çeşit budama bıçağı, tahra. Yüzü enli büyük bıçak. Bir çeşit balta, et satırı, nacak. Bağ ve ağaç budamakta kullanılan orağa benzer bir âlet.
ÇILAMAK
Badem ve ceviz gibi ağaçların meyvaları olgunlaşarak kabukları açılmak, dökülmek: Bizim badem çılamaya başladı. Ağaç dallarını budamak: Şu ağaçları çıla.
BUDANMAK
Budama işine konu olmak.
DALLAMAK
Budamak.
ASARTLAMAK
Budamak, bakmak.
ASARTMAK
Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Gururlandırmak, şımartmak. Saygı göstermek. Mübalâğa etmek. Budamak (Kızılca köy).
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
ÇIĞLAMAK
Ağlamak. Hastalanmak. Kabuğundan ayırmak: Cevizi çığladık. Mısır tanelerini koçanından ayırmak. Gururlanmak, şımarmak. Ağaç dallarını budamak.
CİLBARTMAK
Budamak.
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.
ÇIBLAMAK
Ağaç budamak: Bugün ağaçları çıbladım.
BUDATMAK
Budama işini yaptırmak.
ÇIBIKÇI
Bağ kütüklerinin dibi kazılırken budamaları tutup, kırılmaktan koruyan işçi: Çıbıkçı, gazıcılardan daha usta olmalı. Çubuk hastalığına yakalanmış çocukların ayağına çubuk vurarak iyileştirdiği sanılan kimse: Bu çocuk çıbık olmuş bir çıbıkçıya çıbıklattırıverin.
CİPKESEN
Bağ bıçağı. İnce dişli, ucu kıvrık bağ budama bıçağı. (Bursa).