BUDAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "budama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. budama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu budama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde budama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BUDAMA

Budamak işi.

BUDAMAK

Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.

  -   -   -  

Anlamında BUDAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BUDAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIBIKÇI

Bağ kütüklerinin dibi kazılırken budamaları tutup, kırılmaktan koruyan işçi: Çıbıkçı, gazıcılardan daha usta olmalı. Çubuk hastalığına yakalanmış çocukların ayağına çubuk vurarak iyileştirdiği sanılan kimse: Bu çocuk çıbık olmuş bir çıbıkçıya çıbıklattırıverin.

GELBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.

CIBARMAK

Ağacı budamak. Ağacın yaprak ve çiçeklerini koparmak. Dövülmekten cilt kabarmak. Yara, iltihap ve su toplamak. Gebermek, ölmek. Sırılsıklam ıslanmak.

ASARTLAMAK

Budamak, bakmak.

BIDAMAK

Budamak.

ÇIBLAMAK

Ağaç budamak: Bugün ağaçları çıbladım.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.

ÇILAMAK

Badem ve ceviz gibi ağaçların meyvaları olgunlaşarak kabukları açılmak, dökülmek: Bizim badem çılamaya başladı. Ağaç dallarını budamak: Şu ağaçları çıla.

DAHRA

Bir çeşit budama bıçağı, tahra. Yüzü enli büyük bıçak. Bir çeşit balta, et satırı, nacak. Bağ ve ağaç budamakta kullanılan orağa benzer bir âlet.

CİLBARTMAK

Budamak.

BUDANMAK

Budama işine konu olmak.

DALLAMAK

Budamak.

ASARMAK

Yetişmek, büyümek. İyi kullanmak, saklamak. Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Bakmak, göz kulak olmak, iyi kullanmak. Muhafaza etmek, sakınmak, esirgemek, korumak.

TAHRA

Bir tür eğri budama bıçağı.

ADOS

Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak. Uç tarafı karga burnu şeklinde eğri ve sivri uçlu bıçak.

BUDATMAK

Budama işini yaptırmak.

ASARTMAK

Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Gururlandırmak, şımartmak. Saygı göstermek. Mübalâğa etmek. Budamak (Kızılca köy).

CİPKESEN

Bağ bıçağı. İnce dişli, ucu kıvrık bağ budama bıçağı. (Bursa).

ÇIĞLAMAK

Ağlamak. Hastalanmak. Kabuğundan ayırmak: Cevizi çığladık. Mısır tanelerini koçanından ayırmak. Gururlanmak, şımarmak. Ağaç dallarını budamak.

BAGBIÇA

Testerenin madensel bölümünden yapılan budama çakısı. (Esri Söğüt, İnhisar Bilecik).