Kelimeler arşivinde; içinde "buba" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buba bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu buba ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buba olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKBUBACCA, AKBUBAÇYA, AKBUBAŞÇA, AKBUBATÇA
BUBAŞTAN
BUBAÇÇA, BUBATÇA, BUBAŞÇA, BUBAŞCA, BUBALIK, BUBAHCA, BUBAÇYA, HUBUBAT, AKBUBAÇ, ABEBUBA
AKBUBA
BUBAŞ
BUBA
BUBA
Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. Baba, karşılığı buva. Baba, bk. bube.
AKBUBAÇ
Papatya.
BUBATÇA
Papatya. Kalın ekmek, poğaça.
AKBUBAŞÇA
Papatya.
AKBUBATÇA
Papatya.
HUBUBAT
Tahıl.
BUBAŞCA
Papatya.
ABEBUBA
Amca.
AKBUBAÇYA
Papatya.
BUBALIK
Kayınbaba.
BUBAŞÇA
Papatya.
BUBAÇYA
Papatya.
AKBUBACCA
Papatya.
BUBAÇÇA
Papatya.
BUBAHCA
Sarı çiğdeme benzeyen, taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği.
BUBAŞTAN
Hemen, yakınca: Yola, bubaştan çıkarsak serinde yürürüz.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEPEL
Toz, saman, yoz tohumlarla karışık hububat.
CANAK
Toprak veya bakır kap. Sekiz kiloluk bir hububat ölçüsü, şinik.
ACARİDAE
Acarina takımında bulunan, Acarus ve Tyrophagus cinslerini içeren küçük bir akar ailesi. Türler genellikle hububat ve un depolarında bulunmaktadır.
AFAROZCU
Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplıyan adam.
BEYALİ
Olasılık: Asam oldu bubam gelmeyecek beyâli.
BADAZ
Hububat kaldırıldıktan sonra harman yerinde kalan toprak, çöp ve samanla karışık taneler, harman döküntüsü. Savrulan ekinin ince samanı. Sarı yüzlü, hastalıklı, solgun.
CEPELLİ
Toz, saman, yoz tohumlarla karışık hububat.
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.
CERİK
Henüz yumurtadan çıkmış civciv. Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü. Üzüm salkımının küçük parçası. Üzüm salkımının en küçük parçası.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
BUVA
Baba. Çocuk dilinde su. Baykuş. Baba, karşılığı boba, buba, boba. Baba (bk. baba, buva.).
CECÜN
Harmanda aktarılacak hale gelmiş hububat sapı.
AFARA
Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
AYARTASI
Hububat için 20 litrelik ölçek.
CECÜM
Harmanda aktarılacak hale gelmiş hububat sapı.
ALAFTAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci.
ANTİLOPLAR
Geviş getiren memeli hayvanların bir familyası. Memeliler (Mammalia) sınıfının, geviş getirenler (Ruminantia) alt takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, boynuzları yukarı ve geriye doğru kıvrık, iyi koşan, Afrika'da yaşayan türlere sahip bir alt familya. (Antilopinae), Memeli hayvanlardan geviş-getirenler (Ruminantia) alt-takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasının bir alt familyası. Kara antilop (Antilope cervicapra), keseli antilop (Antidorcas marsupialis), kaya antilopu (Oreotragus oreotragus), boğa antilopu (Taurotragus oryx), bozkır antilopu (Saiga tatarica), dört-boynuzlu antilop (Tetracerus quadricornis), cüce antilop (Neotragus pygmaeus), ceylân (Gazella dorcas), İran ceylânı (G. subgutturossa), Hint ceylânı (G. bennetti), inek antilopu (Bubalis buselaphus), addaks (Addax nasomaculata), kaama (Bubalis camaa), kudu (Strepsiceros strepsiceros), gnu (Connochaetes gnu), orongo (Pantholops hodgsoni) gibi gerçek antilopları içine alır. Vücutları zarif olup boynuzları yukarı ve geri doğru kıvrıktır. İyi koşarlar. Afrikada boldurlar.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
AFARACI
Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplıyan adam. Bağ, bahçe ve zeytinliklerde kalan döküntüyü toplıyan adam. Harman işçisi.