Kelimeler arşivinde; içinde "boca" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu boca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BOCALATABİLMEK, BOCALAYABİLMEK
BOCALATABİLME, BOCALAYABİLME
BOCALATMAK
BOCALAMAK, BOCALATMA, BOCALATIŞ, BOCALAYIŞ
BOCALAMA, BOCACUVA
BOCANMA
BOCA
BOCA
Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâraltı, orsa veya rüzgârüstü karşıtı.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
BOCALAMA
Bocalamak işi.
BOCALAYABİLME
Bocalayabilmek işi.
BOCALATABİLME
Bocalatabilmek işi.
BOCANMA
Gayret.
BOCALAYIŞ
Bocalama işi. Kimi kez bir sonuca, bir kesin yargıya yarır gibi gözüken türlü yollar arasında yazarın şaşırıp hiç birini seçememesi. Anlatımda sırayı, birliği, düşünce bütünlüğünü gözetmeden; nasıl bir sonuca ve yargıya varacağını kestirmeden karma karışıklık içine düşüş.
BOCACUVA
Örümcek ağı.
BOCALATMAK
Bocalamasına yol açmak.
BOCALATABİLMEK
Bocalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOCALAYABİLMEK
Bocalama olasılığı bulunmak.
BOCALATIŞ
Bocalatma işi.
BOCALATMA
Bocalatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
ORSA
Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip. Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgârüstü, boca veya rüzgâraltı karşıtı. Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi. (o'rsa) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz.
RÜZGARALTI
Boca, orsa karşıtı.
ÇEÇELEMEK
Şaşırmak, bocalamak: Birdenbire seni karşımda görünce çeçeledim.
ABCALLAMAK
Sık adımlarla yürümek. Büyük adımlarla yürümek. Bocalamak, şaşırmak.
PÖÇELEMEK
Bocalamak.
GARILMAK
Ses bağırmaktan ya da hastalıktan kısılarak kalınlaşıp, incelmek. Bir iş içinde bocalayıp kalmak: Bir sürü çocuğun içinde garıldım kaldım. Büyümek, olgunlaşmak. Cinsi ilişkide bulunmak (insan ve hayvan için). Karıştırılmak.
FENİYHMEK
Bocalamak, ne yapacağını bilememek. Telaşa, heyecana kapılmak; acele etmek; bağırarak imdat isdemek.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
POCALAMAK
Bocalamak.
ÇAVZIKMAK
Güçlüğü yenmek için oraya buraya koşturmak, bocaladığını gösteren davranışta bulunmak.
RÜZGARÜSTÜ
Orsa, boca karşıtı.
BOĞCALAMAK
Çabalamak, bocalamak. Tırmalamak. Örselemek, gırtlağını sıkmak, eziyet etmek.
YEFELEMEK
Yünü elle ditmek. Yünü bükmek. Bocalamak.
POÇALAMAK
Bocalamak.
MASKALLAMAK
Olumlu sonuç vermeyecek söz ve davranışta direnmek. Bir işi çok incelemek, bir şeyin üzerine varmak. Bocalayıp gidememek (taşıtlar için).
BÖCELEMEK
Bocalamak.